Kur'an için; "İnsaniyet-i kübrâ olan İslâmiyetin mâ ve ziyası,.." deniyor; açıklar mısınız?


Ma, su; ziya ışık demektir ki, bu ikisi olmadan hayat olmaz. İslam dinini ve medeniyetini bir insana benzetecek olursak, Kur’an bu insan-ı kamilin suyu ve ışığı gibidir. Nasıl insan susuz ve ışıksız yaşayamaz ise İslam da Kur’an sız olmaz ve yaşayamaz demektir.

 İslam dininin temeli, esası ve kökü Allah’ın kitabı olan Kur’an'dır. Temelsiz bina olmadığı gibi Kur’an’sız da İslam olmaz demektir. Bu cümlede su ve ışık metaforu bu hakikati akla yaklaştırmak ve kökleştirmek için bir araç ve vasıta olarak kullanılıyor. Su ve ışığın insanın maddi hayatındaki önemi ne ise, Kur’an’ın insanın inanç ve ibadet dünyasındaki yeri odur, manasını vurgulamak için Kur’an su ve ışığa benzetiliyor.

Mesela, iman ilmi İslam ağacının kökünü temsil ediyor, fıkıh ilmi gövdesini, ahlak ve ibadetler ise bu ağacın çiçek ve meyveleridir. Kur’an ise bu ağacın hayatını ve büyümesini temin eden suyu ve ışığıdır.