Beşinci Şua Altıncı Meselede, “dans ve tiyatro gibi kebairler” ifadesi var. Bunlar kebairden midir? İştirak etmek mi büyük günahtır, yoksa izlemek mi?


Bu meselenin iki yüzü var. Birisi bidat yüzü, diğeri ise fıkhi yüzü...

Bidat Yüzü: Dans ve tiyatro gibi vasıtalar, İslam aleyhine kullanmak için, Avrupa meftunu münafıkların icat ettiği günahlı bidatlardır. Dans ve tiyatro, Üstad'ın döneminde, İslam toplumlarını, Batı'nın ahlaksızlığına alıştırmak için, o dönem hükümetlerinin icbarı ile uyguladığı bir takım araçlardır. Bu vechesi ile dans ve tiyatro hem kebair hem de bidattır.

Fıkhi Yüzü: Dans zaten dinimizce haramdır. Tiyatronun hükmü, kullanılış amacına göre değişir. Şayet Batı'nın ahlaksız adetlerini yaymak için kullanılır ise, hem günah hem de bidattır. Ama güzel ve iyiliği yaymak için kullanılır ise, bir sakıncası yoktur.

Özet olarak; tiyatro, içinde haram unsurlar olmamak şartı ile yapılması caizdir. Günah olan bir şeyi icra etmek de izlemek de haramdır.