"Mi’racın kapısıyla açtığı cadde-i kübrâyı açık bırakmış. Bütün evliya-yı ümmeti seyr ü sülûk ile derecelerine göre, ruhanî ve kalbî bir tarzda o Mi’racın gölgesi içinde gidiyorlar." Mi’rac mu’cizesi gibi, diğer mu’cizeleri için de bu yol açık mıdır?


Evvela, mu’cizeler sadece peygamberlere mahsus bir delildir. Peygamberlerden başka kimse mu’cize gösteremez. Çalışmak ya da ibadetle mu’cize derecesine çıkılamaz, bu İlahî bir mevhibedir.

İkincisi, mi’racın bir ciheti mu’cize, bir ciheti de velayet ve umumî bir temsiliyettir. Yani Allah Resulü (asm) mi’raca sadece kendi namına değil, bütün mahlûkat ve bütün insanlık namına çıkıyor ya da çıkartılıyor. Bu sebeple mi’rac hususî bir yolculuk değil, umumî bir seyahattir.

Madem mi’rac temsilî bir seyahattir, öyle ise sair insanların da gidip gelmesine bir kapı açılmış demektir. Lakin sair insanlar mu’cize derecesinde ya da Allah Resulü (asm)'ın gidip gelmesi haşmetinde yapamazlar. Manevî terakkilerine, kalbî ve imanî bir seyahat yaparlar.

Üçüncüsü, mi’racın dışındaki mu’cizeler temsiliyet ve umumiyet hususiyetlerine sahip olmadıkları için, sadece Peygamber Efendimiz (asm)'e mahsusturlar. Taklidine ve benzerine ulaşmak kabil değildir. Hatta Peygamber Efendimiz (asm)'in mu’cizelerinde öyle bir imtiyaz ve üstünlük vardır ki, sair peygamberlerin mu’cizelerine bile benzemiyor. Taştan su çıkarmak bir mu’cizedir, ama parmaklardan suyun akması daha harika ve daha mümtaz bir mu’cizedir.