"Melekûtî, berzâhî, misalî şeylere bazı nümune ve bazı esaslar olmasın?" cümlesini ve kavramları izah eder misiniz?


Melekutî: Eşyanın iç yüzü ve mahlukatın Allah’ın isim ve sıfatlarına bakan ya da ahiret alemlerine işaret eden yüzüne denir. Mahlukat ve eşya sadece insanın nefis ve hevasına hitap eden, cüzi fayda ve menfaatten başka bir işe yaramayan şeyler demek değildir. Eşyanın bir de Allah ve ahirete bakan içyüzü vardır ki; buna melekuti yüzü denir.

Berzahî: Maddi alemlerle, manevi ve uhrevi alemler arasında bulunan bir alemdir ki; buna "kabir alemi" de denir. Maddi alemlerden ziyade, uhrevi alemlerin kanunları işler bu alemde. Maddi alemlerde bulunan mahlukat ve eşyanın bu aleme nazar eden bir yüzü ve vechesi de vardır.

Misal Alemi:
Âlem-i misâl, ruhlar âlemi ile cisim âlemi arasındaki geçiş âlemi diye tarif edilmiştir.

"Berzah" kelimesinden anlaşıldığına göre, nasıl toprak sudan daha katı, taştan daha latif ise, âlem-i misâl de şu görünen âlemden daha latif, ama ruhlar âleminden daha kesiftir. Bu yönüyle de ikisi arasında bir köprü gibidir.

Diğer âlemlerin olduğu gibi, bu âlemin de küçük bir misali insanda mevcut. Nur Külliyatından, bu misalin, “hayal” olduğunu anlıyoruz. Daha önce gittiğimiz bir beldeyi hayâlimizde canlandırdığımızda, hayal âlemimizde o şehrin bir misali teşekkül eder. İşte bu şehrin aslı âlem-i şehadetten, hayaldeki şekli ise âlem-i misâldendir. Bir aynanın karşısında durduğumuzda iki şahıs karşı karşıya gelir. Bunlardan birisi hakiki, ikincisi ise misalîdir.

Bu misallerin ışığında diyebiliriz ki, şu gördüğümüz âlemdeki her şeyin, her hâdisenin bir misalinin mevcut olduğu ayrı bir âlem var. Ve o âleme, "âlem-i misal" deniliyor.

Öte yandan, alem-i misal kâinatta cereyan eden her olayın, her sevap ve günahın şekil giydiği bir âlemdir. Bir sahabî, “rüyasında kendisine süt ikram edildiğini” görür. Allah Resulü (asm.) rüyada süt içmeyi “ilim” olarak tevil eder. Demek ki ilim manası rüyada süt olarak kendini göstermiş oluyor. Alem-i misalde de bunun çok daha ilerisi bir tecelli olduğu anlaşılıyor.

Eşya ve mahlukatın misal alemine de bakan bir  yüzü vardır, sadece insanın cüzi istifade ve hevasına münhasır değildir.