"Zaman-ı mâzi, zaman-ı müstakbel tohumlarının mahzeni ve şuunatının âyinesi olduğu gibi; müstakbel dahi mâzinin tarlası ve ahvâlinin âyinesidir." cümlesini açıklar mısınız?


Geçmiş zaman; bir tohum mahzenine benzetilmiştir. Bu tohumlar istikbal tarlasına ekilecektir. Yâni, mâzinin tecrübeleri ve bilgi birikimleri istikbaldeki yeni hedefler için kullanılacaktır. Hedefe ulaşılması için teşebbüste bulunulduğunda, artık istikbal hazır zamana dönüşmüş demektir. Ve bu hazır zamanda, o tohumların açılıp büyümesi için gerekli çalışmalar yapılır ve istenen neticeye ulaşılırsa, bu güzel netice mâzinin âyinesi gibi olur. Yâni, mâzideki düşünceler, çalışmalar, bilgi ve tecrübe birikimleri, elde edilen bu neticede seyredilirler.