"Ey hanesinde ihtiyar bir valide veya pederi veya akrabasından veya iman kardeşlerinden bir amel-mande veya âciz, alîl bir şahıs bulunan gafil!" Burada geçen "gafil" ifadesi kime hitaptır ve neden valide ifadesi pederden önce kullanılmıştır?


"Yanında anne ve babası ihtiyarlamalarına rağmen, onları razı etmediğinden dolayı Cennete giremeyen kimsenin burnu yerde sürtülsün.”(Müsned: 7139)

Tıpkı yukarıdaki hadiste olduğu gibi, ifade muhatabına aittir. Yani anne ve babasına hürmet etmeyen her insan bu ifadenin kapsamına giriyor demektir. 

Anne hukuku, baba hukukundan daha üstündür. Zira çocuğun en sadık ve tahammüllü bakıcısı annesidir. Baba anneye nispetle biraz daha geride kalıyor. Annedeki şefkat madeni babadan daha ziyade olduğu için, anne çocuğuna karşı daha bir düşkün oluyor. Bu yüzden anne babadan önce gelir.

"Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın 'Öf' bile deme, onları azarlama; onlara güzel söz söyle. Onlara merhamet ve tevazu kanadını ger ve de ki: 'Ey Rabbim, nasıl onlar beni küçükken besleyip büyüttülerse, Sen de onlara öylece merhamet buyur.' Sizin içinizde olanı Rabbiniz hakkıyla bilir. Eğer siz salih kimseler olursanız, muhakkak ki O, kendisine yönelenler için çok bağışlayıcıdır."(İsrâ, 17/23-25)

Ayetin sonunda ki “Sizin içinizde olanı Rabbiniz hakkıyla bilir.” ifadesi, huzura işaret ediyor. Yani Allah sizi görüp gözetlerken, nasıl olur da böyle çirkin bir günahı işleyebilirsiniz, demek sureti ile insanı ikaz ediyor. İnsan nasıl polisin gözü önünde suç işleyemez ise, aynı şekilde Allah’a tahkiki bir şekilde iman eden ve Onun murakabesini şiddetle hisseden bir insan, elbette böyle çirkin hallere düşmez. Bu sebepledir ki Kur’an insanları terbiye ve ikaz etmek için bu tarz ifadeleri sıkça istimal ediyor.