Kâinattaki mahlûkatın teavün ve tesanüdü nasıl olmaktadır?


Yardımlaşmanın ve dayanışmanın, bir direkt olanı, bir de dolaylı olanı vardır. Direkt olanı zaten ekseriyetle gözümüz önünde cereyan ediyor. Bu noktada kâinat teavün (yardımlaşma), tesanüd (dayanışma), teanuk (kucaklaşma), tecavüb (cevaplaşma) fiileri ile âdete bölünmez bir bütün gibidir. Bunlar gözümüz önünde cereyan ettiği için ispata bile lüzum yoktur.

Teavün: Kelime olarak; yardımlaşma demektir. Havanın toprağa yağmur getirmesi, denizlerin havaya buhar vermesi, bir çeşit yardımlaşmadır. Güneşin denizi buharlaştırması da güneşin bu yardımlaşmadaki katkısı ve yardımıdır. Kâinatın her bir cüzünde bu münasebet vardır.

Tesanüd: Dayanışma içinde olmak demektir. Yine yardımlaşmada olduğu gibi, kâinatın en küçük parçasından en büyük galaksilerine kadar her şey arasında bir dayanışma ve yardımlaşma manası hükmediyor.

Teanuk: Kucaklaşmak ve kenetleşmek demektir. Teavün ve tesanüdün biraz daha ileri mertebesini ifade eder. Yani; kâinat ve unsurları arasında öyle şiddetli bir ilişki ve münasebet var ki, adeta birbirlerine kenetlenmiş ve kucaklaşmış gibidirler.

Tecavüb: Cevaplaşmak demektir. Kâinat ve parçaları, adeta ana ile evlat gibi birbirleri ile konuşup dertleşiyorlar. Güneş ile toprak konuşacak derecede birbirleri ile şiddetli münasebet içindedirler.

Dolaylı yardımlaşma ise  kâinatın umumî dengesinin ve nizamının korunmasında kendini gösterir. Bugünkü ifadesi ile ekolojik sistem, yani türlerin birbiri ile olan ahenginin korunması da bir yardımlaşma sergiler.  Türler arasında öyle hassas ve mükemmel bir intizam zinciri kurulmuştur ki, bu zincirden bir halka intizamını bozsa, kâinatın umumî ahengine zarar verir.  

Avustralya’da aşırı avlanma neticesinde tilkilerin nesli tüketilince, tavşanlar aşırı derecede çoğalmış, her taraf tavşan cesetleriyle dolmuştur. Bunun için de yetkililer başka kıtalardan tilki getirmiş, nizam yeniden temin edilmiştir. Demek tilkilerin tavşanları yemesi cidal ve vahşet değil, umumi nizamın ve yardımlaşmanın dolaylı bir ifadesidir. Bunun gibi binlerce misal verilebilir.