Cenab-ı Hak yeni türler yaratıyor mu, ibda tarzı yaratma devam ediyor mu? Yani mesela hayvanlar aleminde veya nebatat aleminde yeni türler yoktan var ediliyor mu? Bir de hayvanlar, kendi çevre şartlarına göre mi türüyorlar, bu konuda Üstad ne diyor?


Allah'ın ibda tarzında yaratması iki şekilde tecelli eder. Biri, mevcudatın ilk yaratılması, yani yokluktan varlık sahasına çıkma anıdır. İkincisi ise, mevcut eşya ile yeni sıfat ve şekilleri yaratması şeklindedir.

Bahar mevsiminde yaratılan her şey, bir önceki mevsimde yaratılan şeylerin ne aynısı, ne de gayrısıdır. Yoktan ve yeniden yaratılıyor. Belki esas olarak önceki mevsimde yaratılanlarla aynı gibi duruyor. Ama şekil ve sıfat gibi hususlarda aynı değildir. Bu da ibda ile yaratmanın başka bir tezahürüdür.

Mesela, bir elma, geçen mevsimdeki elmanın aynı değildir. Bizim dedemizin ya da babamızın bir birisinin aynı olmadığı gibi, bunları Allah hiçten ve yoktan ibda ile yeniden yaratıyor.

Allah, başlangıçta ibda ile eşyayı yoktan var etti. Ondan sonra inşa tarzı yaratma tamamen devreye girdi, manası yanlış olur. Allah’ın şu an ibda ile yaratma tarzı, belki esas maddeleri yoktan var etme olarak tecelli etmiyor, ama var olan esas maddelerden bir şeyi inşa ederken, şekil ve sıfat olarak ibda ile yaratması halen devam ediyor.

Mesela; torun ile dedenin vücudunda çalışan zerreler, yoktan var edilerek yapılmayabilir. Mevcut zerreler ile bir terkip şeklinde yapılıyor. Ama torun ile dede arasındaki farklı hususiyetler, vasıflar ve şekillerin hepsi terkip sureti ile değil, ibda şeklinde, yani yoktan var edilerek yapılıyor.

Türlerin adedinde bir artış olmaz; ama tür içinde fertlerin adedinde bir artış ve eksilme olabilir. Zira Allah, bu kainatı ve içindeki her bir şeyi bir intizam ve mizan ile yaratmıştır, bir denge üstüne kurmuştur. Yani evren komple olarak tasarlanmıştır, ilaveyi kaldırmayacak bir fıtrat ile yaratılmıştır. Tıpkı insan bedeni gibidir, ilk insan bedeni ne ise şimdi de aynıdır, sonradan bir aza ve organ ilave edilmiyor; ama fert sayısı gittikçe çoğalıyor.

Aynı şekilde diğer türler de bir baba ve anneden çoğalmışlardır, dolayısı ile yeniden ve hiçten bir tür yaratma yoktur. Bizim eskiden var olan türleri yeni fark etmemiz, yoktan yaratılmış olduğu anlamına gelmez, sadece biz o türü yeni keşif etmişiz demektir.

Adaptasyon yani mahlukatın çevreleri ile uyumlu yaratılmaları; Allah’ın kainattaki değişmez bir kanunudur. Yoksa uyumluluk sonradan ve tesadüfen kazanılmış bir hal değildir.

Mesela; bir timsah doğduğunda çevresine uyumlu olarak doğar. Veya bir aslan doğduğunda çevresindeki şeylerle irtibatlı olarak yaratılırlar. Bunlar doğanın hayvanları gelişi güzel şekillendirmesi değil, Allah’ın ezelde takdir ettiği bir plan ve projedir. Bu hal, yani adaptasyon hali tevhide kuvvetli bir işaret iken, maddeci ahmakların bakışına bak ki bunu tesadüfe ve tabiata havale ediyorlar, gerçekten şaşılacak bir durum.

İlave bilgi için tıklayınız: 

Yoktan var etme (ibda) ve var olandan yeni şeyler yaratma (inşa).