Hizmet edenler neden bazen birbirleri ile uğraşıyorlar, şevklerini kırıyorlar?


Hizmet ehli demek, melekleşmek demek değildir. Hizmet edenler de insandırlar; nefisleri vardır, şeytanları vardır ve imtihanlar daha şiddetli bir şekilde devam etmektedir.

Sınıfı geçen öğrenciler bir üst sınıfa geçer ve soruları daha da zorlaşır. Sınıfı geçmeyenler ise sınıfta kalırlar ve kolay sorular devam eder. Hizmet ehli insanlar sınıfı geçenlerdir. Dolayısı ile her geçen gün sorular daha da zorlaşmaktadır. Elbette ki bazen yanlış cevaplar verdikleri de olacaktır. Önemli olan ise, doğru cevapların çokluğudur. Sınıfı geçecek kadar not almalarıdır. Madem imtihan daha da zolaşıyor. Yanlış cevap veren arkadaşlarımıza acımalı ve onlara dua etmeliyiz, mümkünse yardım etmeliyiz. Kin ve adavetle yaklaşmak doğru değildir. Onun içindir ki Üstadımız Yirmi İkinci Mektup'ta şu ifadeleri kullanır:

"Evet, mü’min, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır."(1)

Keza On Üçüncü Şua'da da şöyle demektedir:

"Ve asıl hüner, kardeşini fena gördüğü vakit onu terk etmek değil, belki daha ziyade uhuvvetini kuvvetleştirip ıslahına çalışmak, ehl-i sadâkatin şe’nidir."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Yirmi İkinci Mektup.

(2) bk. Şualar, On Üçüncü Şua.