Block title
Block content

Nur cemaatinden bir arkadaşa sordum, siz niçin sakalınızı kazıyorsunuz diye? Verdikleri cevap, büyüdükten sonra kesmek haramdır, şeklindeydi. Büyümeden kesilirse haram olmadığı ifade ediliyor. Bunun doğrusu nedir acaba?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, sakal bırakmak dinimizde sünnet seviyesinde bir ibadettir; farz ve vacip bir ibadet değildir. Terkinde günah ve azap yoktur. Ama sünnet niyeti ile bıraktıktan sonra kesmek haramdır. Mesela Üstad Hazretleri  hayatının hiçbir döneminde sünnet niyetine  sakal bırakmadığı için, herhangi bir günah ve haramlılık durumu yoktur. Sadece sakal sünnetinin sevabından mahrum kalmıştır.

Bu husus Risale-i Nur'da şu şekilde ele anılıyor:

"Sakal meselesi ise: Bu bir sünnettir, hocalara mahsus değil. Bu millette yüzde doksan sakalsız olanların içinde küçükten beri sakalsız bulundum. Bu yirmi senedir bana resmî hücumlarda bazı arkadaşlarımın sakallarını kestirmeleriyle, benim sakal bırakmadığım, bir hikmet, bir inayet-i İlâhiye olduğunu ispat etti. Eğer sakal olsaydı, tıraş edilseydi, Risale-i Nur'a büyük bir zarardı. Çünkü ölecektim, dayanamayacaktım."

"Bazı âlimler "Sakalı tıraş etmek caiz değildir." demişler. Muradları, sakalı bıraktıktan sonra tıraş etmek haramdır, demektir. Yoksa hiç bırakmayan, bir sünneti terk etmiş olur. Fakat bu zamanda, dehşetli pek çok günah-ı kebîreden çekinmek için, bu terk-i sünnete mukabil, Risale-i Nur'un irşadıyla, yirmi sene haps-i münferit hükmünde işkenceli bir hayat geçirdik; inşaallah o sünnetin terkine bir kefarettir."(1)

Sakalın, büyüdükten sonra kesilmesi haramdır görüşü yanlış olup, fıkıhta bir karşılığı yoktur. Doğrusu, sakal sünnet niyetine bırakıldıktan sonra kazımak haramdır, şeklinde olacaktır. Bir kimse sünnet niyeti olmadan sakalı uzatsa sonra kesse haram işlemiş olmaz.

Fıkıhta bu husus şöyle özetlenmiştir:

"Bu durumda, sakalı bıraktıktan sonra kesenler, Hanefî, Hanbelî ve Maliki âlimlerince mes'ul duruma düşerlerse de, Şafiî âlimlerince —Gazali, İbni Hacer, Remli, Rafiî ve Nevevî—ye göre tenzihi bir mekruh işlemiş olmaktadırlar. Bu meselede Şafiî mezhebine uyan kimseler, bir mes'uliyet altına girmezler." (Mezahibü'l-Erbaa,2 :44-45; İânetü'l-Tâlibîn, 2 : 340)

(1) bk. Emirdağ Lâhikası-I, (24. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...