Block title
Block content

Nur cemaatinin birçok kolu var, hepsi de sadece kendi liderlerini Üstad'ın seçtiğini yani "Benden sonra sen bu cemaatin başına geç." dediğini iddaa ediyorlar... Bu durumda biz ne yapalım, kim gerçekleri söylüyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ehl-i sünnet ve'l-cemaat çerçevesinde hareket eden her cemaat ve tarikat haktır. Hepsinin güzellikleri yanlışlarından çoktur.

Biz ihtilafı nazara almadan, fıtratımıza uygun olan bir cemaati seçip hizmetimize bakacağız.

Ahirette hangi cemaatte olacağımıza göre değil, ne kadar ve hangi niyetle hizmet ettiğimize bakılacaktır. Çok doğru bir cemaate mensup birisinin ahireti tehlikeye düşebileceği gibi, sıradan bir cemaatte hizmet eden birilerinin makamının daha iyi olacağını söylemek mümkündür.

Bu nedenle ihtilaf konularıyla fazla meşgul olmamayı tavsiye ediyoruz. Risaleleri okuyan her cemaate girilebilir, şayet Nur cemaatı aranıyorsa. Nur cemaatinin dışındaki cemaatler de hak cemaatlerdir. Bir şahıs kusurdan arınamıyorsa, bir cemaat nasıl arınsın.

Ölçümüz şu olmalır;  bir cemaatin iyilikleri yanlışlarından fazla ise o cemaate girmenin bir sakıncası yoktur. Bu şahıs için de geçerlidir. Bir adamın iyilikleri fenalıklarından çoksa, bu adam iyidir.

Üstadımızın, Yirmi Dokuzuncu Mektup'ta tarikatlar için ifade ettiği aşağıdaki manalar, konumuza da ışık tutar kanaatindeyiz.

"Ehl-i Sünnet ve Cemaatin bir kısım zâhirî uleması ve Ehl-i Sünnet ve Cemaate mensup bir kısım ehl-i siyaset gafil insanlar, ehl-i tarikatin içinde gördükleri bazı sûiistimâlâtı ve bir kısım hatîâtı bahane ederek, o hazine-i uzmâyı kapatmak, belki tahrip etmek ve bir nevi âb-ı hayatı dağıtan o kevser menbaını kurutmak için çalışıyorlar. Halbuki eşyada kusursuz ve her ciheti hayırlı şeyler, meşrepler, meslekler az bulunur. Alâküllihal bazı kusurlar ve sûiistimâlât olacak. Çünkü ehil olmayanlar bir işe girseler, elbette sûiistimal ederler. Fakat Cenâb-ı Hak, âhirette muhasebe-i a’mâl düsturuyla, adalet-i Rabbâniyesini, hasenat ve seyyiâtın muvazenesiyle gösteriyor. Yani, hasenat râcih ve ağır gelse mükâfatlandırır, kabul eder; seyyiat râcih gelse cezalandırır, reddeder. Hasenat ve seyyiâtın muvazenesi kemiyete bakmaz, keyfiyete bakar. Bazı olur, birtek hasene bin seyyiâta tereccuh eder, affettirir."(1)

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Dokuzuncu Kısım

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Nurun fedaisi
Merhum Bayram Yüksel Ağabey'den naklen Hazret-i Üstad şöyle demiştir: "Beni bir tane varis taşıyamaz.. binlerce, milyonlarca varisim olmak lâzım gelir.." Aynı zamanda Hüsnü Bayram Ağabey de aynı doğrultuda olarak şöyle demiştir: "Herbir Risale-i Nur Talebesi, Üstad'ın varisidir.." Cenab-ı Allah, bizi Varis-i Peygamber olan Hazret-i Bediüzzaman'a talebe eylesin.. Hakkı hak görüp, ittiba etmeyi; batılı da batıl görüp içtinab etmeyi bizlere ihsan eylesin.. Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...