Block title
Block content

"...Nur şakirtleri o milyonlar kahraman ecdatlarından irsiyet aldıkları kuvvetli bir fedailikle o hakikata bağlanmaları, şimdiye kadar resmî veya siyasî, gizli ve âşikâr cemiyetler ve komiteciliğe ihtiyaç bırakmıyordu. Demek şimdi bir ihtiyaç var." İzahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Saniyen: Onlar nasıl zorla en mahrem risaleleri en nâmahreme okuttular; öyle de, zorla ısrar edip bizi cemiyet yapmaya mecbur ediyorlar. Halbuki, cemiyet ve komiteciliğe hiç ihtiyacımızı hissetmiyorduk. Çünkü, ittihad-ı ehl-i iman cemaatindeki uhuvvet-i İslâmiye, Nurcularda pek hâlisâne, fedakârâne inkişaf ettiği gibi ve eski ecdatlarımızın kemâl-i aşkla ruhlarını feda ettikleri bir hakikate Nur şakirtleri o milyonlar kahraman ecdatlarından irsiyet aldıkları kuvvetli bir fedailikle o hakikata bağlanmaları, şimdiye kadar resmî veya siyasî, gizli ve âşikâr cemiyetler ve komiteciliğe ihtiyaç bırakmıyordu. Demek şimdi bir ihtiyaç var ki, kader-i İlâhî onları bize musallat ediyor. Onlar mevhum bir cemiyet isnadıyla zulmederler. Kader ise, 'Neden tam ihlâsla, tam bir tesanütle, tam bir hizbullah olmadınız?' diye bizi onların elleriyle tokatladı, adalet etti."(1) 

Evvela, bu ibarelerden cemiyet kurmanın zorunlu hale geldiği anlaşılamaz. Zira Risale-i Nurların çok yerlerinde iman hizmeti olan Nur hareketinin cemiyet değil, cemaat olduğu vurgulanıyor.

İkincisi, cemiyet siyasi bir mülahaza ve siyasi bir yapılanmadır. Risale-i Nurların siyasete bakış açısı malumdur. Bu yüzden siyaseti ihsas eden cemiyet manasının düşünülmesi ve tavsiye edilmesi mümkün değildir.

Üçüncüsü, iman hareketi olan Nur cemaatinin kuvvetli dayanışma ve birliği cemiyetten matlup manayı zaten deruhte ediyor. Yani cemaatin samimi ve kuvvetli dayanışması cemiyete ihtiyaç bırakmıyor ki, gereksiz yere cemiyete gidilip siyasiler evhamlandırılsın. 

Dördüncüsü, esas olan kuvvetli dayanışma ve birlik ruhudur ki, kaderin zındık komiteyi bu iman hareketine musallat etmesi, bu iki hususun daha da kuvvetlenmesi ve perçinlenmesi  içindir. Kaderin cilvesine bak ki, ehl-i siyaset, cemaatin mensupları arasındaki kuvvetli dayanışma ve birliği cemiyet zannederek hücum ediyor.

(1) bk. Şualar, On Dördüncü Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...