Block title
Block content

Nur talebeleri kendi içinde faklı gruplara ayrılmış. Bunlardan bir grup yazıcı diye tanımlanan gruptur. Neden Risaleleri Osmanlıca okuyup, yazıyorlar da diğerleri yazmıyor? Bu farklılığın sebebi nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın her bir isim ve sıfatı, diğer isim ve sıfatından hem mana, hem de hüküm olarak farklılık arz ediyor. Mesela, Allah’ın ilim sıfatı ile kudret sıfatı mana ve hüküm bakımından birbirinden farklıdır, hatta muhaliftir. İlim sıfatı varlığın her boyutuna nüfuz edebilirken, kudret sıfatı varlığın sadece mümkün olan boyutuna nüfuz edip taalluk ediyor. Diğer isim ve sıfatları da buna kıyas edebiliriz.

Her bir isim ve sıfat  tecelli ederken mana ve hükmünü, tecelli ettiği yerde ve mahalde  icra edip tezahür ettirmek istiyor. Diğer isim ve sıfatlar da aynı şekilde tecelli edince, eşyada ve mevcudatta bir ihtilaf, bir farklılık, bir başkalık hasıl oluyor.

Nasıl ki, Allah’ın isim ve sıfatları mana ve hüküm noktasından birbirinin aynı olması mümkün değil  ise, o mana ve hükümlere mahal ve mazhar olan eşyanın ve mevcudatın da  birbirinin aynısı ve kopyası olması mümkün değildir. Demek eşyadaki  ve mevcudattaki ihtilaf ve farklılıklar Allah’ın isim ve sıfatlarından gelen fıtri bir durumdur. Bu yüzden eşyayı ve mevcudatı bir kalıp içine sokup aynileştirmek ve her şeyi tek tip haline getirmek, fıtrata aykırı bir hayalciliktir.

İnsan, eşya ve mevcudat içinde daha özel ve daha seçkin bir konuma sahip olduğu için, insanların durumu biraz daha farklıdır. İnsan varlıklar içinde şahsiyet ve kabiliyet noktasından evrenin küçük bir nümunesi, küçük bir modeli gibidir. Her bir insan, adeta değişik bir alem, farklı bir kainat gibidir. Duyguları, kabiliyetleri, düşüncesi ve mizacı noktasından insan tek başına bir alemdir.

Yukarıda bahsedildiği gibi, Allah’ın isim ve sıfatlarının farklı mana ve hükümleri, insanda daha belirgin ve keskin bir şekilde tecelli ediyor. Böyle olunca, her bir insan özellik ve şahsiyet açısından, diğer insanlardan tamamen farklı bir mahiyete sahip oluyor. Onun için bir insanın mizaç ve karakteri diğer insanınki ile aynı olmuyor, tamamen farklı, hatta zıt ve muhalif olabiliyor. İnsanları farklı kılan ve her birisini diğerinden başka bir alem yapan şey, Allah’ın isim ve sıfatlarının farklı mana ve hükümlerinin bir iz düşümüdür.

Risale-i Nurlar Ehl-i sünnet dairesi içinde bir meslektir. Meslek içinde de farklı meşreplerin olması normal ve tabi bir haldir. Her meslek içinde farklı meşrepler olabilir. Mesela Nakşilik bir meslektir, ama içinde yüzlerce birbirinden farklı kollar ve meşrepler ortaya çıkmıştır. Yani meşrepler aynı meslekler içinde farklı hizmet tarzlarını benimseyen meslek kolları gibidir.

Aynı meslek içinde farklılaşma, insanların mizaç ve anlayışlarının farklılığından ileri geliyor. Aynı mesleğe gönül vermişler, lakin birisi diyor ki şöyle hizmet edersek mesleğimize daha faydalı olur, diğeri de şöyle olursa daha iyi olur, düşüncesi ile hareket ettiği için farklılıklar ortaya çıkıyor.

Mesela, Nurculuk bir meslektir ve bünyesinde bir çok farklı meşrepleri barındırıyor. Eğitime ağırlık verenler, Risale-i Nurları Osmanlıca yazı ile yazmayı kendine meşrep edinenler, Risale-i Nurları okuma ve anlatmayı kendine meşrep yapanlar vs,..  bir çok meşrepler ortaya çıkmıştır. Bu meşrepler birbirinin aleyhinde olmadığı müddetçe, farklı meşrep takip etmelerinde bir sakınca yoktur.

Yalnız, kendi meşrebini meslek yerine koyup, "Nur mesleği budur, diğerleri Nur mesleğinin dışındadır", tavrına girilir ise o zaman husumet, niza, taassup, başlar. Meşrep ve meslek ilaç ve güzellik iken, zehir ve çirkin bir hale girer. Özünde meslek ve meşrepler güzel iken, çirkinleştirenler bu dar ve basit düşünceli yaklaşımlardır.

Özet olarak, farklı mizaç ve kabiliyette olan insanları tek bir meşrep kalıbına sokmak mümkün olmadığı için, onları Nur mesleği ve çatısı altında çalışan birer hizmet kolları olarak düşünüp, öylece kabul etmemiz gerekiyor. Yazıcılığı da, yazmayı kendine şiar ve meslek edinmiş bir meşrep şeklinde kabul etmeliyiz ve öyle bakmalıyız. Yoksa şu şöyle idi, bu böyle idi tartışmasına girilirse, dostluk zedelenir, bu geniş bakış açısı daralır ve ortaya hizipçilik ile niza girer ki, biz Nur talebeleri buna meydan vermemek ile mükellefiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

lemeât
hocalarımızında dediği gibi bazen böyle farlı gruplar oluşması risalenin güzeliğindenden dir örnekte te olduğu gibi mesele nakşilik bir meslektir ama halidilik v.s gibi kolları bulunabilir allah bizi ihlas-ı tamme den ayırmasın amin
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
avşaroğlu
teşekkür ederim.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...