Block title
Block content

Nurculuk nedir, Ülkücülük nedir? Bu iki grup arasındaki farklar nelerdir? Ülkü ocaklarına Risale-i Nur dersi yapmaya davet edildiğimizde gidebilir miyiz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nurculuk, Risale-i Nur'daki iman hakikatlerini ders alıp ders vermeyi kendilerine gaye edinmiş bir iman hareketidir.

Ülkücülük ise, Dokuz Işık doktrininin bir ilkesi olup Alparslan Türkeş ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin siyasi çizgisini oluşturan, Türk-İslam sentezi çerçevesinde politika üreten bir Türkçülük hareketidir.

Nurculuk hareketi siyasi bir parti ya da resmi bir cemiyete mensup ya da onlarla ilişkili bir hareket değildir.

Ülkücülük ise Milliyetçi Hareket Partisi'nin bir ideolojik örgütlenmesidir.

Nurculuk bütün siyasi görüşlere ve ideolojik yaklaşımlara iman hakikatlerini götürmekle mükellef bir iman hareketi iken, Ülkücülük milliyetçi bir ideolojidir, diğer ideolojilerle mesafelidir.

Nurculuk, Said Nursi gibi bir müçtehit ve müceddidin doğrudan Kur’an’dan aldığı dersleri, yani Risale-i Nur'u referans alır.

Ülkücülük ise, Ziya Gökalp'ın kullandığı "Millî mefkure (ülkü)" ve Nihal Atsız ve Türkçülerin kullandıkları "Millî ülkü" terimlerine dayanır. 1950-1953 yılları arasında Türk Milliyetçileri Derneği tarafından kullanılmıştır. Ülkü, kelime anlamı bakımından "ideal" demektir. Ülkücülük ise, "idealizm"in karşılığıdır.

Nurculuk her ne kadar Ülkücülükten meslek, meşrep ve mefkure bakımından farklı olmuş olsa da sonuçta Ülkücüler de Müslüman, onlar da bu vatanın evladı; onlar da milli ve manevi değerlere sahip çıkmaya çalışan insanlardır. Bu yüzden onlarla insani ilişkilerimizi iyi tutup Risale-i Nuru onlara en güzel şekilde götürmeliyiz.

Risale-i Nur'u sadece medreseye hasretmek ve hapsetmek, başka yerlerde okunmasına karşı çıkmak doğru bir bakış açısı değildir. Risale-i Nur her yerde her mekanda her dernekte okunabilir. Oralarda ders organize etmenin bizce bir mahzuru bulunmuyor. Yeter ki müspet harekete ve kavl-i leyyine dikkat edelim.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Nur Hizmetleri | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1228 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

Nurun fedaisi

Bir ülkücü arkadaşa bu yazınızı gösterdim.. Nakıs ve eksik buldu.. Bende kaynaklarından yararlanarak bu konuyu aydınlatmak istiyorum..


Nurculuk Nedir?..


Bediüzzaman Hazretleri’nin talebelerinden Zübeyir Gündüzalp Ağabey'in tabiriyle:


"Nurculuk demek, bugün aynen Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz zamanında Sahabe-i Kiram Hazeratı imana, İslâma, dine nasıl hizmet etmiş, işte o hizmetin bu zamanda bir numunesidir.

Hem de Nurculuk demek, Risale-i Nur’u okuyanlara verilen bir isimdir. Risale-i Nur mesleği ise cadde-i kübra-i Kur’aniyedir. Yani doğrudan doğruya iman, doğrudan doğruya islamiyet, doğrudan doğruya Kur’an yoludur. İnsan Risale-i Nur’u okuduğu zaman Kur’an yolu nasıldır, islam yolu nasıldır onu öğrenir."


Ülkücülük Nedir?..


Ülkücü Hareketin siyasi lideri Alparslan Türkeş'in tabiriyle:


"Ülkücülüğün çerçevesi Türkiye'nin sınırlarıyla sınırlıdır. 
İslâmiyet'i yaymak ve İslâm Birliği kurmak diye bir hedefimiz yoktur, bizim.. 


İslâmiyet'in yayılmasına karşı mıyız?.. 
Hayır, karşı değiliz.. 
Ama bu bizim hedefimiz sınırı içinde değildir.."


Peki Nurcuların İslâmiyet'i yaymak gibi bir gayesi var mı?..


Tarihçe-i Hayat eserinde bu konuda şunlar geçiyor:


"Bu hareketlerin asıl merkezini, Said Nursî'nin fazla miktarda talebesi bulunan üniversite ve kültür yerleri teşkil eder. Bu talebeler, Risale-i Nur talebeleri adını alır. Bu gençler, biz Kur'an'ı kendimize düstur seçtik. Bizim gayemiz: Zevki, Allah'ın yolunda aramak ve İslâmiyet'i bütün dünyaya yaymaktır."


Burada son cümle önemli.. "Zevki, Allah'ın yolunda aramak ve İslâmiyet'i bütün dünyaya yaymaktır."


Peki Nurcuların İslâm Birliği kurma veya böyle bir istek, arzuları var mı?..


Bu konuda Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Hutbe-i Şâmiye eserinde şöyle diyor:


"Bu zamanın en büyük farz vazifesi, ittihad-ı İslâmdır." 


Ve konu münasebeti ile bir konuya değinmek gerekiyor.. Alparslan Türkeş'in bu sözleri sebebiyle, Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ayrılmıştır..


Ve Muhsin Yazıcıoğlu şunları demektedir:


"İslâm Birliği diye bir dâvâmız yoktur diyen bir kişi beni temsil edemez.."


Ve Muhsin Yazıcıoğlu, Alparslan Türkeş'in kurduğu Milliyetçi Hareket Partisi'nden ayrılır. Ve Büyük Birlik Partisi'ni kurar..


Aynı zamanda Yazıcıoğlu, Ülkü Ocakları ile de bağını keser ve Alperen Ocakları adıyla anılan yerleri kurar..


Muhsin Yazıcıoğlu, Türklük duygusunu ikinci plana atar ve İslâmiyet'i ilk sıraya ve öne koyar. Bediüzzaman Hazretleri’nin bahsettiği müsbet milliyet fikri bu olsa gerek.. Ve şu sözleri takdire şayandır:


"Biz Fatih Sultan Mehmet Han kadar Türk..
Said Nursî Hazretleri kadar Kürdüz..
Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz.."


Şimdi hareket metoduna gelelim..


Ülkücülük, siyasi bir harekettir..


Nurculuk ise ahlak, din, iman ve Kur'ân esaslı bir harekettir. Bu hizmet metodunu Asrımızın Tefsiri olarak gördükleri Risale-i Nur eserlerinden alırlar..


Ülkücülük ise Alparslan Türkeş'in 9 Işık adlı doktrininden hareket kaynağını alır..


Nurculuk, Bediüzzaman Said Nursî adlı bir Mücahit ve Müceddidin fikirleri doğrultusunda İslâmî bir harekettir.. Ve "Müsbet Hareket" adını verdikleri bir hizmet tarzları vardır.. 


Ülkücülük ise Alparslan Türkeş gibi bir siyasetçinin milliyetçilik esası üzerine ve Türkiye sınırlarında ele alınabilecek bir harekettir.. 60 Kuşağı devrinde bir çok kayıplar vermişlerdir.. Sağ-Sol meselesi döneminde pek çok zarara uğrayan bir hareket olmuştur.. 


Nurcular, hiçbir siyasi parti ve derneğe üye olmadılar.. Osman Yüksel Serdengeçti Ağabey'in ifadesiyle: 
"Şimdi Türkiye'de, her teşekkülün, vatanını seven herkesin, önünde hürmetle durması lâzım gelen bir kuvvet vardır: Said Nur ve Talebeleri. Bunların derneği yoktur, lokali yoktur, yeri yoktur, yurdu yoktur, partisi patırtısı, nutku, âlâyişi nümayişi yoktur."
(Tarihçe-i Hayat, Mabedsiz Şehir)


Ve Nurcular, Bediüzzaman’ın "Siyasetin ve şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım.." sözünü esas alarak siyasi cereyanlara yalnız "Kur'ân, vatan ve İslâmiyet namına" sathi ve tebei nazar ettiler..


Ülkücülük ise Milliyetçi Hareket Partisi'nin alt yapı bir organıdır.. 
Kendilerine Türk-İslâm Ülkücüleri adını verirler..


Nurcular, Bediüzzaman’ın "Risale-i Nur Talebesi", "Kur'ân'ın ve Nurlar'ın Hâdimi" ve hayatının sonraları doğru da "Nurcu" olarak kullandığı tabirden dolayı kendilerine "Risale-i Nur Talebesi" kısaca "Nur Talebesi" ve en kısa ve yaygın haliyle "Nurcu" demektedirler..


Ülkücü Hareket temelde 2 ayrım olarak incelenebilir.. Bunlar, Hüseyin Nihal Atsız çizgisinde olan Türkçü kesim ve Seyyid Ahmed Arvasi'nin çizgisinde olan Türk-İslâm sentezcileri olarak ayrılmaktadır..


Hüseyin Nihal Atsız yazdığı eserler ve romanlar ile hep saf ırk ve Eski Türk Tarihi'ni nazara verir.. Bozkurtların Ölümü, Bozkurtlar Diriliyor vb.. eserlerinde İslâmiyet Öncesi Türk Edebiyatında geçen Bozkurt motifini işler.. 
Aynı zamanda Nihal Atsız, MHP'nin bayrağının Bozkurt olmasını istemesi ile de bilinir.. ama bu kabul görmez.. İslam lafzını sevmez "Türk Milleti" der..


Seyyid Ahmed Arvasi ise Türklerin İslâmiyet sonrası İslâm'a hizmetlerinden dolayı över ve o şekilde anlatır.. ve "Müslüman Türk Milleti" şeklinde hitap eder.. Görüşlerini Türk-İslâm Ülküsü 1-2-3 şeklindeki kitaplarında bir araya getirir.. ve MHP'nin bayrağının işaretindeki 3 hilal olması görüşünü Osman Yüksel Serdengeçti ile beraber dile getiren isimdir.. ve bu görüş kabul görür.. 


Nurcularda bir baş, başkan, hoca sistemi bulunmamaktadır.. Meşvereti yani istişare ve şûrayı esas almaktadırlar.. Bediüzzaman Hazretleri’nin talebelerine de "Ağabey" diye hürmet gösterirler..


Ülkücülerde ise siyasi bir hareket olması hasebiyle başkan sistemi vardır.. Siyasi Partilerinin ve kendi kuruluşlarının başkanları bulunmaktadır..


Nurcular ve Ülkücüler bu saydığım farklılıklar ile birbirinden ayrılır.. 
Ama sitemizin yayınladığı yazıda da yer aldığı üzere:
"Nurculuk her ne kadar Ülkücülükten meslek, meşrep ve mefkure bakımından farklı olmuş olsa da sonuçta Ülkücüler de Müslüman, onlar da bu vatanın evladı; onlar da milli ve manevi değerlere sahip çıkmaya çalışan insanlardır."

İstifade etmemiz dileğiyle.. Selam ve dua ile.. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...