Block title
Block content

"Nurlanmak için o seyrüsefere ve o talimat ve talime lüzum yoktur; zerreler demirbaş olarak sabit kalabilir.'' Burada ifade edilen zerre, başka bir bedene girdiği vakit hüküm nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah, kainata  terakki ve tekemmül verdiğinden, hiçbir şey yeknesak, hareketsiz ve  sabit olarak yerinde kalmıyor. Sürekli hareket ve gelişme içinde kainatı çalkalıyor. Her şey için bir kemal noktası tayin etmiş, oraya varana dek zerreler tahrik ve sevk ediliyor.

Hareket ve kemal ise, ilkelden mükemmele doğru olduğundan, her şey ilkelden mükemmele doğru gidiyor. Mesela bir çocuk, ilk olarak ilkokulda nurlanır, sonra orta okul, lise, yüksek okul ve hakeza mükemmele doğru ilerler. Her yerdeki nurlanma farklı olur.

Aynen misaldeki gibi, zerre de ilkelden mükemmele doğru nurlanarak gider. Başta, camit varlık bünyesinde talim eder, sonra hayatlı bir vücuda girer, sonra ruhlu bir mertebeye çıkar, en nihayetinde, şuurlu bir mevkie ulaşır. Yani insan vücuduna nefer olur. Ve oradan da beyin, kalp gibi yukarılara doğru ilerler. Her mevki ve makamda nurlanmak manası farklı olur. Ve bulunduğu bünyenin hasiyetine sahip olur. İnsan ruhu, şuur ile öyle bir mevkie çıkmış ki adeta bütün bedenin gören gözü, işiten kulağı, akleden idraki olmuş, bedenin her yerinde hazır ve nazır, her bir hücre ve organla alakası ve tasarrufu vardır.

Ruh gibi, bedene giren zerreler de nuraniyet kazanmış ise, her bir zerre ile görür, her bir zerre ile işitir. Bu manaya işaret eden  Peygamber Efendimiz (asm), arka tarafını, ön taraf  gibi gördüğüne dair rivayetler mevcuttur.

Demek insan bedeni ve bünyesinde çalışan zerreler, insanın yüksek ruh ve şuurundan bir hisse alabilirler ve ona göre işler yapabilirler. Bu mana ahirette zaten çok açık ve net yaşanacaktır. Yani, cennette, her bir cisim ve eşya şuurlu olacaklar. Allah’ın Kerem ve Şefkati, şu kainatın ameleleri ve işçileri konumunda olan zerrelere de bir şuur bir lezzet vermesi mümkündür. Bizim idrak edemememiz, olmadığına delil değildir.

Bu zerrelerin başka bir bedene geçmesi onun kazanımlarını yok etmez sadece farklı bir yerde istihdam edilmiş olurlar. Nitekim mevcudat camidat, nebatat, hayvanat ve insaniyet olarak dört ana guruplardan oluşuyor. Zerreler ise şu guruplar arasında tahrik ve sevk olunuyorlar. Bu sebeple, bu türler arasında gelip gitmeler kainatın esaslı bir kanunudur.

İlgili yeri okumak için tıklayınız:

Sözler, Yirmi Sekizinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...