Block title
Block content

"Nurun gelmesi elbette nuranîden ve vücut vermesi her halde mevcuttan ve ihsan ise gınâdan ve sehavet ise servetten ve talim ilimden gelmesi bedihî olduğu gibi, hüsün vermek dahi hasenden ve güzelleştirmek güzelden..." Peki şerleri nereye koyacağız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, şu sırdandır ki, kisb-i şer şerdir; halk-ı şer, şer değildir. Nasıl ki, pek çok mesâlihi tazammun eden bir yağmurdan zarar gören tembel bir adam diyemez, 'Yağmur rahmet değil.' Evet, halk ve icadda bir şerr-i cüz'î ile beraber hayr-ı kesir vardır. Bir şerr-i cüz'î için hayr-ı kesiri terk etmek, şerr-i kesir olur. Onun için, o şerr-i cüz'î, hayır hükmüne geçer. İcad-ı İlâhîde şer ve çirkinlik yoktur; belki abdin kisbine ve istidadına aittir."(1)

Yaratma noktasından şer ve çirkin diye bir şey yoktur. Her şey ya bizzat güzel ve hayırdır ya da neticeleri itibarı ile güzel ve hayırdır. Bu noktadan bakıldığı zaman hakiki ve yaratma  anlamında şer diye bir şey yoktur. Şer dediğimiz şeyi binlerce hikmete ve maslahata  binaen yaratmak şer ve çirkin değil, yaratılan o şeye bulaşmak ve onu irtikap etmek şer ve çirkinliktir. Öyle ise şer diye bildiğimiz şeyler, hakikatte ve yaratma noktasında şer olmadığı için şer şerden çıkmış diyemeyiz.

Diğer bir husus ise, Allah kendi sanatının ince aksamını ve latif derecelerini göstermek ve ilan etmek için, bir takım kaba çirkin şeyleri icat edebilir. Çirkin şeyleri yaratmak, çirkin olmayı iktiza etmez. Ama mutlak çirkin olan bir şeyden güzel bir şey çıkmaz.

(1) bk. Sözler, Yirmi Altıncı Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Altıncı Mertebe-i Nuriye-i Hasbiye | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2697 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...