"O kısım ehl-i dalalet baktılar ki, müçtehidinlerle iş bitmiyor. Onların omuzlarındaki, yalnız nazariyat-ı diniyedir. Hâlbuki bu kısım ehl-i dalalet, zaruriyat-ı diniyeyi terk ve tağyir etmek istiyorlar..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’an, İslam dininin anayasası, sünnet kanunları, mezheplerin içtihatları ise mevzuat ve genelgeleri gibidir. Ve bu üçü birbiri ile uyum ve ahenk içindedir. Mevzuat ve kanunlar özünü anayasadan alırlar. Birbirleriyle tenakuz içinde olmaları mümkün değildir.

Bu durumda gözünü anayasaya diken bir düşman tahrip etmeye önce mevzuattan başlar. Sonra kanuna ilişir, en sonunda da anayasayı ihlal etmeye çalışır. İslam düşmanlarının planı bu minval üzeredir.

Mezhep imamlarının ve mücedditlerin içtihad ve izahları dinin açık ve kesin emirleri üzerinde değil, teferruat kısımları ile alakalıdır. Mesela, günde beş vakit namaz kılmak dinin kesin bir emri ve İslam'ın beş şartından biridir. Namazın on iki farzı dışında bir de "eller nasıl bağlanacak, ayaklar ne kadar açılacak,.." gibi teferruat konuları bulunuyor. İşte mezhep imamlarının fetvaları ve içtihatları bu gibi teferruat konular üzerinedir.

Halbuki mezhepsiz sapkınların asıl gayeleri, namazı tümüyle ortadan kaldırmak üzerinedir. Öyle ise müçtehitleri çürütmek yeterli olmuyor, bu yüzden dinin kesin emirlerini değiştirmek, tağyir ve tebdil etmek isteyen sapkınların mezheplere çatmakla yetinmeyecekleri aşikârdır. Mezhepleri çürütenlerin nihaî hedefi sahabelerdir.

"Heyhat! Değil bunlar gibi insan suretindeki hayvanlar, belki hakiki insanlar ve hakiki insanların en kâmilleri olan evliyanın büyükleri, sahabenin küçüklerine karşı müsavat davasını kazanamadıkları, gayet kati bir surette Yirmi Yedinci Söz'de ispat edilmiştir."(1)

1) bk. Sözler, Yirmi Yedinci Söz'ün Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...