"O melik ise, ezel-ebed sultanı olan bir Zât-ı Mukaddestir ki, yedi kat semâvât ve arz ve içlerinde olan her şey, kendilerine mahsus lisanlarla o Zâtı takdis edip tesbih ediyorlar." Şerir şeyler nasıl Cenab-ı Allah'ı tesbih ediyor? Üstad her şey diyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Yedi gök ve yer ve onların içindekiler, Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki, Onu hamd ile tesbih etmesin." (İsrâ, 17/44).

Nasıl ki, yeryüzündeki her bir bitki ve hayvan, sayısız hikmet ve maslahat dilleri ile Allah’ı tanıtıyorsa, aynı şekilde semâ dairesindeki sayısız yıldızlar da hârika ve kusursuz nizamlarıyla Allah’ın varlığını ilan ediyorlar.

Yeryüzü dairesinde Allah’ın cemalî isimleri hâkim iken, sema dairesinde de celalî isimleri hâkimdir. O’nun azamet ve kibriyasını ilan ediyorlar.

Her şey Allah’ı tesbih ettiğine göre, kâfirin de nefs-i emmaresi hariç her şeyi, bedeninin bütün hücreleri ve hücrelerindeki bütün atomları kendilerine verilen fıtrî vazifelerini yapmakla ibadet ve tesbihlerini eda ederler. Nefs-i emmare de aslında Allah'ın kendisine yüklediği fıtri işleri yapmakla ve kusurlara sahip çıkmakla Allah'ı tesbih eder, yani noksan sıfatlardan ve kusurlardan Allah'ın uzak olduğunu dolayısıyla ilan eder. Lisanıhâl ile "Allah bu günahları zorla işletip cehenneme atmıyor. Bu günahları ben istediğim için Allah yarattı. Öyleyse Allah cehenneme beni atmakla adaletini tecelli ettiriyor, burada zulüm yoktur." hakikatini haykırır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

denizm

"..kendilerine mahsus lisanlarla o Zâtı takdis edip tesbih ediyorlar." biraz daha izah eder misiniz?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Her mahluk kendine özel ve özgü bir dil ile Allah’ı tesbih ediyor. Mesela kedi mır mır ve miyavlama ile Allah’ı tesbih ederken kuş ötüşü ile Allah’ı tesbih eder, çiçek o güzel gül yüzü ile tesbih eder vesaire. Bu anlamda her mahluk gerek hal dili ile gerek kal dili Allah’ı tesbih edip zikrediyor.

Bu husus ayette de şu şekilde beyan ediliyor: "Yedi gök ve yer ve onların içindekiler, Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki, Onu hamd ile tesbih etmesin." (İsrâ, 17/44).

“Yedi gök” ile onlarda bulunan varlıkların hepsi hal lisanıyla Allah’ı tesbih eder, O’na ibadet eder, fakat insanlar onların tesbihlerini anlayamazlar.

Tefsirlerde âyetteki tesbih kavramı açıklanırken tesbihin iki şeklinin bulunduğu belirtilir: Dil ile tesbih, hal ile tesbih. Birincisi, kulun Allah’ı her türlü eksiklikten tenzih ederek zâtı, sıfatları ve fiilleriyle insan zihninin düşünebileceği bütün mükemmellik özelliklerine sahip olduğunu dile getirmesi, Allah’ı hep böyle bilip böyle anmasıdır. Hal ile tesbih ise insanın imanı, ibadeti, ahlâkı, genel olarak her türlü tutum ve davranışlarıyla Allah’ın birliğine, eksiksiz ve kusursuz olduğuna inandığını göstermesi, yasalarına boyun eğmesi, amelinin imanına şahitlik etmesidir. Bu belirtilenler, Râgıb el-İsfahânî’nin iradî dediği tesbih olup şuurlu ve iradeli varlıklara mahsustur (el-Müfredât, “sbh”, “scd” md.leri).

Bir de konumuz olan âyetin üzerinde durduğu, bütün varlıkların Cenâb-ı Hakk’ı tesbih etmesi vardır. Müfessirlere göre bu da iki çeşittir: 1. Dil ile tesbih. Her şey kendi diliyle Hakk’ı tesbih eder ama âyette belirtildiği gibi insanlar bunu anlayamazlar; 2. Hal ile tesbih. Evrendeki varlık ve olayların var oluş ve işleyişini gerçekleştiren ilâhî yasalara bütün kâinat mutlak bir zorunlulukla boyun eğmekte, bu suretle yaratanı tesbih etmektedir. Bu anlamda müminiyle münkiriyle bütün insanlar da Allah’ı tesbih ederler, varlığına tanıklık ederler. Özetle zerreden küreye, galaksilerden hidrojen çekirdeğinin etrafında saniyede 2000 km. hızla dönen elektrona kadar evrendeki her şey Allah’ın mutlak düzeni içinde işlemekte, O’nu tesbih etmekte, O’nun varlığına, birliğine kudret ve hikmetine tanıklık etmektedir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...