Block title
Block content

"O tahatturla o mübarek kelimelerin mânâları cüz’iyetten külliyete çıkar ve o kudsî ve ihâtalı mânâlar tasavvur edilir veya edilebilir." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Niyet ve tasavvur; bir iksir gibi, insanın hem ibadetini hem de tefekkürünü cüzilikten külliliğe çıkarır. Şöyle ki:

İnsan akşam yemeğini yerken; Rezzak ismini sadece kendi küçük sofrasında tefekkür eder ve şükrü de o sofraya göre olur. Sonra niyet ve tasavvur ile der ki; "Şimdi aynı anda mahallemde de benzer sofralar kurulmuş ve mahallemdeki komşularım bu sofralardan rızıklanıyorlar." Böylece bu tefekkürün hacmini biraz daha genişletir. Sonra şehrine intikal eder, ondan ülkesine, ondan bütün dünyaya, oradan kainata ve kainattan bütün mahlukata derken, cüzi sofrasından külli mahlukata intikal etmiş olur. Tabi bu intikaller sayesinde hem tefekkür hem de tefekküre mebni olan sevap da onunla çoğalarak büyür gider.

Bu örnekteki bakış açısını, diğer bütün ibadetlere tatbik edebiliriz.

Namazdaki tahiyyatta da aynı mana geçerlidir. Bütün hayat sahiplerinin hayatları ile Allah’a takdim ettikleri zikir ve tesbihleri, insan kendi namına Allah’a "et-Tahiyyat" kelimesi ile takdim ediyor. Yani bu kelimede böyle bir külliyet bulunuyor; lakin tek şart bu kelimeyi derken niyet ve tasavvur etmek gerekir. Yoksa bu kelime niyetsiz ve tasavvursuz bir şekilde söylendiği zaman, cüzi ve çekirdek olarak kalır, manalar külliyet ile açılmaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...