O Yaver-i Ekremi dinleyen bütün ahali onun padişahtan istediklerine iştirak ediyor, “Evet, biz de istiyoruz." diyorlar. Buradaki ahaliden maksat sadece insanlar mıdır? Çünkü herkes aynı şeyi istemiyor.

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ebediyet arzusu, yani “fani olup kaybolmamak, daimî olarak yaşamak” duygusu, her insanın fıtratında vardır. Şu var ki, müminler bu arzularının gerçekleşmesini Allah’tan ister ve beklerler. Peygamberlerin ve İlâhî kitapların haber verdikleri ebedî hayatta, mes’ut olabilmek için bu dünyada ömürlerini Allah’ın rızası istikametinde geçirirler. Helal dairesinde yaşayıp haramlardan uzak dururlar.

“Bak hem öyle bir maksad, öyle bir gaye için saadet isteyip, dua ediyor ki; insanı ve bütün mahlukatı esfel-i safilîn olan fena-yı mutlaka sukuttan, kıymetsizlikten, faidesizlikten, abesiyetten a'lâ-yı illiyyîn olan kıymete, bekaya, ulvî vazifeye, mektubat-ı Samedaniye olması derecesine çıkarıyor.”(1)

Onların bu arzusuna bütün mahlûkat da iştirak etmektedirler. Çünkü ancak ahiretin gelmesiyle şu kâinat fabrikası hikmetsizlikten, faydasızlıktan kurtulacaktır. Aksi hâlde, atomlardan sistemlere kadar sonsuz bir hikmetle çalışan ve yine her faaliyetlerinde rahmeti netice veren bu âlem, hiçliğe çalışmış, yokluğa hizmet etmiş olacaktır.

O Yaver-i Ekrem’in (asm.) duâsına inanmayan insanlar iştirak etmiyor gibi görünseler de onlar da ölümü düşünmekten kaçmakla, fazla yaşamanın yollarını arayıp en küçük bir acı ve ağrılarında hemen doktora koşmakla, ebedî hayatı istediklerini göstermiş olurlar. Ne var ki, inançsızlıkları onlara âhiret kapısını kapadığı için, bu dünya hayatına hassasiyet göstermekle kendilerini bir derece tatmin etmek isterler.

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz, Mukaddime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...