O Zât’ın (sav.) risaletiyle, hidayetiyle saadet-i ebedîyenin sebeb-i husulü ve vesile-i vusulü olmasını, ubudiyetiyle ve duasıyla da o saadetin sebeb-i vücudu ve cennetin vesile-i icadı olmasını açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hidayet, “Kur’an yolu, hak yol, doğru yol, istikamet yolu”dur. Bunun zıddı dalâlettir; her türlü sapık anlayış ve batıl inançlar bu tâbirle ifadesini bulur. Peygamber Efendimiz (asm.) insanlık âlemini bütün bu yanlış yollardan kurtaran en büyük hidayet rehberidir.

İnsanlara Allah’ın emriyle iman ve ubudiyet dersi veren Resul-i Ekrem Efendimiz (asm.), yolunda gidenlerin ebedî saadete nail olacaklarını da yine Allah’ın bildirmesiyle bildirmiştir. Bu sebeple, O’nun hidayeti, ebedî saadetin vücut bulmasının da sebebi olmuş oluyor. İnsanların o saadete kavuşmalarının yollarını (vesile-i vüsul), nelere dikkat etmeleri gerektiğini, itikad ve amel dünyalarını nasıl tanzim edeceklerini de O (asm.) ders vermiştir. Bu yönüyle de “o saadetin vesile-i vüsulü”, yani o büyük neticeye kavuşmanın rehber ve önderi olmuştur.

Ubudiyet ciheti, O’nun (asm.) İlâhî emir ve yasaklara herkesten daha çok riayet etmesi, bu noktada kimsenin hayal edemeyeceği kadar hassasiyet göstermesidir. Allah Resûlü (asm.) kulluk vazifesini bütün teferruatiyle, en ince noktasına kadar büyük bir dikkatle yerine getirmenin yanında, ubudiyetin bir muktezası olan duayı da yine en mükemmel mânada yapmış, Rabbine sığınmada, O’na yalvarmada da erişilmezlere erişmiştir. Cevşen-i kebir bunun en açık delilidir.

Bu ifadeden alınacak en büyük mesaj şu olsa gerektir:

Allah Resulü (asm.), risaletiyle tebliğ ettiklerine, kulluğu cihetiyle en mükemmel mânâda uymakla “o saadetin sebeb-i vücudu ve cennetin vesile-i icadı” olmuştur. Onun tebliğatına hiç kimse uymasa da Allah, O’nun bu ulvî ubudiyetini neticesiz bırakmayacak, O’nu cennette ebedî bir saadete erdirecektir. Kaldı ki, böyle olmamış, yirmi üç sene gibi kısa bir zamanda O’nun bu ubûdiyet ve duâ yoluna yüz yirmi dört bin sahabe girmiş, onunla birlikte ibadet, onunla beraber dua etmişlerdir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yükleniyor...