Block title
Block content

"Ölüden diriyi, diriden ölüyü O çıkarır... Hem mebdei, taassup derecesinde azîmet olsa, nihayeti müsaheleye, ruhsata taraftarsa, nihayeti salâbete müncer olur. Bir kısım Hanbelî, Hanefî gibi." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

يُخْرِجُ الْحَىَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَىِّ  "Ölüden diriyi, diriden ölüyü O çıkarır." (Rum Sûresi, 30/19).

"Pek çok desâtir-i külliye ve bir kısım desâtir-i ekserîyi tazammun eder. Ferde, cemaate, nev'e, mesleğe şâmildir. Yalnız ekseri düsturların mâsadakından bir iki misal zikredeceğiz."

"Hem mebdei, taassup derecesinde azîmet olsa, nihayeti müsaheleye, ruhsata taraftarsa, nihayeti salâbete müncer olur. Bir kısım Hanbelî, Hanefî gibi. Hattâ en garibi, bir kısım mutaassıplar, mesleklerinin zıddına olarak, küffara karşı müsamaha dostluk ve lâkayt Jönler husumet ve salâbet taraftarı çıktılar. Güya mebde-i Hürriyetteki mevkilerini becayiş ettiler."


"Hem mebdei, taassup derecesinde azîmet olsa, nihayeti müsaheleye, ruhsata taraftarsa, nihayeti salâbete müncer olur. Bir kısım Hanbelî, Hanefî gibi."(1)

Dinin özünü ve ruhunu kavramamış müptedi, yani idraksiz bir adam taassup derecesinde bir azimet ve takva vaziyetine girse ya da bu konuda aşırı gitse bunun varacağı son nokta ve netice müsahele yani gevşeklik ve ilgisiz kalmak olacaktır. Yani aşırılığın sonu zıddına dönüşür. Bu esasa göre azimet ve takvada haddi aşanların sonu laubalilik ve gevşeklikdir.

 Burada diriden ölüye dönüşme hali var, ifrat derecede azimet diriliği, sonra o ifratın tefrite dönüşmesi ise ölüme mecazdır. Yani bu ayetin hükmü, sadece canlılar üstünde hakiki anlamda diriyi öldürme ölü diriltme şeklinde değil, sair içtimai ve ruhi haller üstündeki hallere de işaret ediyor. 

Dinin hep kolaylık ve ruhsat yönünü gösteren bir takım insanların da sonu dinde salabettir, yani dini yorumlarda katı ve hoşgörüsüz olmaya giderler demektir. Hanbeli ve Hanefilerden bazılarının Harici görüşü olan Vehhabiliğe kaymaları buna bir örnektir.

Vehhabilik akımında dini metinler çok sert ve kırıcı bir şekilde yorumlanır. Bugün ki El Kaide terör örgütünün temelinde de bu akım tesirlidir. Üstad Hazretleri kendi döneminden bir örnek ile meseleyi izah ediyor.   

Özet olarak ifrat tefrite, tefritte ifrata gebedir. Aşırılıklar daima zıddına dönüşür, bu kainatın değişmez bir kanunudur. Ayrıca ifrat hayata tefrit ise ölüme benzetilmiştir. Hayat burada müspet manada değil aşırılık anlamındadır. İnsanların iç alemindeki duygu ve düşünceler veya toplum hayatında hükmeden kaide ve kurallar, ahenk ve ölçü içinde olmaz ise ölüme yani yıkıma mahkumdurlar.

Öyle ise her inancımızda ve işimizde ifrat ve tefrite kapılmamak için  istikamet ve vasat yolu olan Ehlisünnete yapışmalıyız. Ehlisünneti kendimize rehber ve model yapmalıyız. Üstad Hazretlerinin bahsi geçen yerdeki şu ifadeleri meseleyi ve ayetin bir başka manasını çok güzel bir şekilde özetliyor:

"Lâkayt Emevîlik, nihayet sünnet cemaate, salâbetli Alevîlik, nihayet Râfîzîliğe dayandı. Hem zâlime karşı miskinliği esas tutan Hıristiyanlık, nihayat tecellüd; cebbarlıkta ve zâlime karşı cihad, izzet-i nefsi esas tutan İslâmiyet-eyvah!-nihayet miskinlikte karar kıldı."(2)

Siyasi ve dünya açısından Hristiyan toplumu ölü iken dirildi, İslam toplumu ise diri iken öldü ve ayetin bir tecellisi toplumsal hayatta tezahür etmiş oldu. Ama inşallah bu tersine de çevrilecektir, zira bu bir değişmez kanundur.

(1) bk. Sünûhat.

(2) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sünuhat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4366 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

sami
"Hem mebdei, taassup derecesinde azîmet olsa, nihayeti müsaheleye; ruhsata taraftarsa, nihayeti salâbete müncer olur. Bir kısım Hanbelî, Hanefî gibi."
Bu kısmı ben şöyle anlıyorum:
Bir kısım Hanbeli'nin mebdeinde taassup derecesinde azîmet vardı bu bir zaman sonra müsaheleye dayanmıştır. Bir kısım Hanefi başta ruhsata taraftarken sonunda salebete müncer olmuştur.
Log in or register to post comments
BENZER SORULAR
Yükleniyor...