Block title
Block content

On İkinci Nota'daki Üstad'ın duası, İhlas Risalesi'nde rabıta-i mevt bahsindeki ehl-i tarikat gibi yapma anlamı taşımıyor mu?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey Rabb-i Rahîmim ve ey Hâlık-ı Kerîmim! كُلُّ اٰتٍ قَرِيبٌ sırrıyla ben şimdiden görüyorum ki, yakın bir zamanda, ben kefenimi giydim, tabutuma bindim, dostlarımla veda eyledim. Kabrime teveccüh edip giderken, senin dergâh-ı rahmetinde, cenazemin lisan-ı haliyle, ruhumun lisan-ı kàliyle bağırarak derim: 'El-aman, el-aman! Ya Hannân! Yâ Mennân! Beni günahlarımın hacâletinden kurtar!'

"İşte kabrimin başına ulaştım, boynuma kefenimi takıp kabrimin başında uzanan cismimin üzerine durdum. Başımı dergâh-ı rahmetine kaldırıp bütün kuvvetimle feryad edip nidâ ediyorum: 'El-aman, el-aman! Yâ Hannân! Yâ Mennân! Beni günahlarımın ağır yüklerinden halâs eyle!'

"İşte, kabrime girdim, kefenime sarıldım. Teşyîciler beni bırakıp gittiler. Senin af ve rahmetini intizar ediyorum."(1)

"Fakat mesleğimiz tarikat olmadığı, belki hakikat olduğu için, bu rabıtayı, ehl-i tarikat gibi farazî ve hayalî suretinde yapmaya mecbur değiliz. Hem meslek-i hakikate uygun gelmiyor. Belki, âkıbeti düşünmek suretinde müstakbeli zaman-ı hazıra getirmek değil, belki hakikat noktasında zaman-ı hazırdan istikbale fikren gitmek, nazaran bakmaktır. Evet, hiç hayale, faraza lüzum kalmadan, bu kısa ömür ağacının başındaki tek meyvesi olan kendi cenazesine bakabilir. Onunla yalnız kendi şahsının mevtini gördüğü gibi, bir parça öbür tarafa gitse asrının ölümünü de görür; daha bir parça öbür tarafa gitse dünyanın ölümünü de müşahede eder, ihlâs-ı etemme yol açar."(2)

Tarikatta; istikbali şimdiki hale getirmek fikren değil halendir. Yani; bir sufi fikren istikbali hale getirmiyor, bizzat uzlet ve çilehaneler vasıtası ile kabir ve mevta provaları yapıyor. Üstad ise; bunu halen o vaziyete girerek değil, fikren girerek yapıyor. Sufilerden mezar kazdırıp içinde hayatının bir bölümünü geçirenler bile olmuştur. İstikbal hallerini şimdiki zamana getirmek ve öyle tatbik etmek, hayali ve vehmidir.

Ama fikren istikbale gidip o halleri hissetmek ve yaşamak, gerçekçi ve daha tesirli bir yoldur. Zira fikir ve düşünce, madde gibi kayıtlı olmadığı için, zamanın her boyutunda seyahat edebilir. Yani; insan ruhen ve kalben ve dahi fikren, zamanın geçmiş ve geleceğine gidip o halleri hissedebilir. Üstad burada fikren istikbale seyahat ediyor. Yoksa tarikat ehli gibi istikbali hazır hale getirmiyor. Kendimizi ölmüş gibi düşünüp, böyle hayal içine girmek yerine, fikren istikbale gidip gerçek ölmüşlüğümüzü görmek daha sağlam ve tesirli bir yoldur.

Dipnotlar:

(1) bk. Lem'alar, On Yedinci Lem'a.
(2) bk. a.g.e., Yirmi Birinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...