Block title
Block content

On Üçüncü Lem'ada bütün şerlerin ademe rücu ettiği, ademin şerr-i mahz, vücudun ise hayr-ı mahz olduğu ifade edilmiş. Başka bir risalede ise "Adem-i mutlak zaten yoktur, çünkü bir ilm-i muhit var." denilmiş. Bu iki izah nasıl tevfik edilebilir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Adem-i mutlak: Mutlak yokluk, sınırsız ve sonuz yokluk demektir. Allah'ın ilmi sonsruz olduğundan hiçbir şey o ilmin dışına çıkıp kaybolmadığı için mutlak yokluk diye bir şey de olamaz.

Bütün şerlerin ademe rücu ettiği ifadesinde geçen ADEM ise, daha farklı bir anlamda kullanılmıştır. Her şeyin, her olayın iki yüzü var. Bir varlığı, diğer ise yokluğudur. İşte bütün güzelliklerin kaynağı varlılk, şerlerin kaynağı ise yokluğa dayanır denmektedir.

Mesela: Yukarıdaki soru soran arkadaşımızın, bu soru hakkında yapması gereken iki şey vardı. Birincisi bu soruyu sormak, ikincisi ise sormamaktı. Sormaktan ilim çıkacak ve o da hayırdır. Sormamak dedğimiz yokluktan ise cehalet çıkacaktı. Yani bir şey öğrenilmeyecekti. Bu ise şerdir.

Soru, sorulduğundan dolayı var oldu; sorulmasa idi yoklukta kalacaktı. Hiçbir şey yapmamak demek olan tembellik şerdir. Yapmak olan çalışkanlık ise, hayırdır. Çünkü, çalışmak harekettir, varlık demektir. Tembellik ise hareketsizliktir. Yani davranışın ve hareketin yokluğudur.

İşte "adem", bu gibi anlamlarda kullanılmıştır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dördüncü İşaret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4212 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

bikrbikr
ANLADIM ALLAH RAZI OLSUN
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
halili
bu söylediğinizle tam ters düşen bir örnek vereyim; zina fiilini işlemiş bir günahkarı düşündüğümüzde, işlediği fiilin varlık sahnesine çıkması şer oldu, yoklukta kalsaydı hayır olacaktı... yukarıdaki üstadın düsturu bu örneğe uymadı???
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Halk-ı şer şer değil kesb-i şer şerdir. Dolayısı ile zinayı yaratmak değil işlemek şerdir. Şayet zinayı işleyen insanın iradesi iptal edilse bütün imtihan hayatının kaldırılması gerekecekti ki bu külli hayrın iptali anlamına gelir. Cüzi bir şerrin gelmemesi için külli bir hayrı iptal etmek küllü bir şerdir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
halili
Cevabınızı anladım fakat benim sorum tam anlaşılmadı herhalde üstteki konuyu okuduktan sonra benim sorum okunursa mesele anlaşılır,cevabınızı bekliyorum
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
İnsan zinayı irade etmese idi iyiydi ama ediyor. Şerri kesbediyor bu da onun sorunu. Cevapta ki örnek ademi anlatma açısından gayet yerinde ve güzel. Bize göre sizin manay-ı muhalif metodu bu örneğe uymuyor. Ayrıca varlık sahnesine çıkıp çıkmamasında Allah'ın payı daha büyük. Ve onun izahını ek cevabımızda izah ettik.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
halili
"Bize göre sizin manay-ı muhalif metodu bu örneğe uymuyor" kullandığınız bu cümleyi tam olarak anlayamadım izah edebilir misiniz? Ben işlenen zina fiilinde insanın sorumluğu var mı yokmu onu sormuyorum elbetteki var onu biliyorum.... Risalelerde bir dustur var; vücut ve harekette hayır var diğer bir deyişle bütün hayırların kaynağı vücut ve harekettir.... adem ve hareketsizlikte ise şer ve kötülük var diğer bir deyişle bütün şer ve kötülüklerin kaynağında yokluk ve hareketsizlik var ...... ama zina örneği bir fiil, vücut , hareket olduğu halde şer, kötülük tür yani yukardaki düstur yanlış bir tespit mi onu soruyorum??
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
halili
Bazen öyle güzel yardımcı oluyorsunuz ki içimizden dua ve teşekkür geliyor.. Bazen de anlayamadığımız ve merak ettiğimiz sorulularımıza öyle cevaplar yazıyorsunuz ki.... yada hiç cevap vermediğinizden içimizden şikayet, ve öfke geliyor.... Belki de cevap yazan editörlerin farklı kişiler olmasından kaynaklanıyor... ; kaç gündür bir soru soruyorum ısrarla alakasız olamayan cevap veriyorsunuz, tekrar açıklayıcı bir şekillde sorduğumdada bu sefer cevap vermiyorusunuz. evet cevap aynı konuyla ilgili ama soruyla aynı yönde değil, malumunuz ki aynı konuda yüz farklı soru var her sorunun cevabıda ayrıdır. Bilmiyorsanız saygı duyarım bunu kabullenmek güzel bir erdemdir, yada risale i nurda bizim anlamadığımız bir yönü vardır, bir hikmeti vardır deyin... samimi olun lütfen iyi niyetli olun, önemli olan müşkili olan kardeşimizin müşkilini çözmek olsun odak noktası bu ....... lafı dolandırmaya gerek yok , asıl noktayı müphem bırakıp gereksiz yerlere dalmak her yönüyle kötü bir durum, açık ve net olmak ne güzel bir durum, ... size her şeyin en güzeli yakışır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Siz cevaptaki örnek yanlış mı diyorsunuz yoksa zina örneğine uymuyor mu diyorsunuz açıkçası sorunuzu pek anlayamadık. Bizim her şeyi bilememiz elbette mümkün değil. Şayet bu konuda sizin bir fikriniz varsa bunu kaleme dökerseniz sitemizde yayınlarız.  
Adem ve şer hiç yok anlamında değil vücut ve hayra göre daha kolay ve basit anlamında kullanıyor. Yoksa şerrinde zayıfta olsa bir varlığı bulunuyor. Hatta nikahlı cima sevap iken nikahsız cima haram oluyor fiil bakımından ikisi de aynı ama nikah birisini helal diğerini haram kılıyor. Soru sormak vücut ve hayır iken sormamak adem ve nispi şer oluyor bunun neresi yanlış acaba. 
Zina fiilini işlemek kesp açısından şerdir ve olmasa iyi idi hatta kişi bunu kesp ettiği için dünyada kısas kısas olmazsa  ahirette azap görecek. Şayet halk noktasından Allah bu cüzü fiili yaratmasa idi cüzi bir şerden korunulmuş olurdu ama imtihan formatı bozulacağı için külli bir şerri sonuç verecekti. Allah külli bir şerri yaratmamak için yani imtihan formatını bozmamak için cüzi şerre izin veriyor. Cüzi şerri varlık sahasına çıkaran da insanın iradesidir. Sizin dediğinizin olabilmesi için ya insan iradesi iptal olacak ya da Allah zina günahını yok edecek her ikisi de imtihan formatına uymuyor.   

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)

HELAL İÇİN ÇALIŞMAYIP ZİNAYA GİDİYOR. HAREKET NERDE, NEFSİNİN İSTEĞİNDE DURAĞAN KALMIŞ.

 

ZİNADA ASIL HAREKET ZİNADAN UZAK DURMAK OLDUĞU İÇİN UZAK DURMAMAKLA ADEME DÜŞÜYOR. HAREKETSİZ KALIP SEBEP OLUYOR. ORDA HAREKET HAYRA YÖNELMEK.

 

Adem, şerr-i mahz ve vücud, hayr-ı mahz olduğunu, ehl-i tahkik ve ashâb-ı keşf ittifak etmişler. Evet ekseriyet-i mutlaka ile hayır ve mehâsin ve kemalât, vücuda istinad eder ve ona râci olur. Sûreten menfî ve ademî de olsa, esası sübûtîdir ve vücûdîdir. Dalâlet ve şer ve musîbetler ve mâsiyetler ve belâlar gibi bütün çirkinliklerin esası,mâyesi; ademdir, nefiydir. Onlardaki fenalık ve çirkinlik, ademden geliyor. Çendan sûret-i zahirîde müsbet ve vücûdî de görünseler, esası ademdir, nefiydir. Hem bilmüşahede sabittir ki: Bina gibi bir şeyin vücudu, bütün eczasının mevcudiyetiyle takarrur eder. Halbuki onun harabiyeti ve ademi ve in'idamı, bir rüknün ademiyle hâsıl olur. Hem vücud, her halde mevcud bir illet ister. Muhakkak bir sebebe istinad eder. Adem ise, ademî şeylere istinad edebilir. Ademî birşey, mâdum birşeye illet olur." HAYIR YÖNDE İŞLEMEMEK ADEM OLUYOR. Bina gibi bir şeyin vücudu, bütün eczasının mevcudiyetiyle takarrur eder. Halbuki onun harabiyeti ve ademi ve in'idamı, bir rüknün ademiyle hâsıl olur. ZİNA HARABİYET TAHRİB...

 

SORUNUZA RİSALE-İ NURDAN YERLER BULUP YAZACAK BİLGİM OLMADIĞINDAN HAKKINIZI HELAL EDİN. SADECE DÜŞÜNCELERİMİ YAZDIM. UMARIM HAYIRLISIYLA TAM ANLARIZ.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
halili

Öncelikle ilginiz için teşekkür ederim; 

Hocam verdiğiniz cevapların hiç birisi benim sorumun cevabı değil son cevabınızda buna dahil (külli şer, cüzi şer, şerri yaratmak , şerri kesbetmek... bunlarla alakalı değil), buda demek oluyorki benim sorum anlaşılmadı; 

hocam şimdi üstteki sorudan cevaplardan örneklerden hepsini unutun, hepsinden bağımsız bir bakış açısıyla yeniden bakın, size yeni bir soru soruyorum;

külliyatın içindeki kitapların hemen hepsinin içinde geçen bir DUSTUR, veya bir TESPİT veya bir KURAL var oda şu; " vücut ve harekette hayır var diğer bir deyişle bütün hayırların kaynağı vücut ve harekettir.... adem ve hareketsizlikte ise şer ve kötülük var diğer bir deyişle bütün şer ve kötülüklerin kaynağında yokluk ve hareketsizlik var" ... şimdi sorum şu ; zina fiili veya kumar veya içki içmek vb çoğaltabiliriz, bu verdiğim örneklerin hepsinde vucut var, hareket var, aksiyon var say var; durağanlık yok hareketsizlik yok adem yok.... bu verdiğim örnekler üstadın külliyattaki dusturuna uymuyor, çelişiyor NEDEN?

Günah sevabın zıddıdır. Dolayısı ile günah işleyince sevabın kaybolması vardır. Mesela, içki ve zinaya sabreden birisi büyük bir hayır ve sevap kazanıyor, hatta ayetin ifadesi ile ittika (takva ile amel etme) makamına erişiyor. Şayet sabretmez ise, bu hayır ve sevabı kaybettiği gibi ittika gibi Allah katındaki önemli bir mevkii de kaybetmiş oluyor ki, ademin özü kaybetmektir ve günahkarlar bu günahı işlemek ile çok şeyleri kaybediyorlar.

Burada "günah işlemek ademidir" derken, günahı işleyen hiçbir eylem ya da fiil yapmıyor anlamında denilmiyor. Elbette günahta da bir fiil bir eylem var, hatta bu fiil ve eylemi yaratan da bizzat Allah’tır. Ama bu eylemin sonucunda insan kendi elleri ile çok hayır ve güzellikleri yok ediyor. Bu cihetle her haram ve günah özü itibarı ile ademdir.

Özetle, günah ve haramlar bizatihi adem olmasalar da neticeleri ve kaybettikleri büyük hayırlar noktasından ademidirler. Özellikle günahlar yüzünden rıza-yı Bariyi kaybetmek, ademlerin en büyüğü ve tehlikeli olanıdır.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
üstad 13 lema dördüncü işarette böyle anlatıyor."Adem şerr-i mahz, ve vücud hayr-ı mahz olduğunu, ehl-i tahkik ve ashab-ı keşif ittifak etmişler. Evet, ekseriyet-i mutlaka ile, hayır ve mehâsin ve kemâlât, vücuda istinad eder ve ona râci olur. Sureten menfi ve ademî de olsa, esası sübutîdir ve vücudîdir. Dalâlet ve şer ve musibetler ve mâsiyetler ve belâlar gibi bütün çirkinliklerin esası, mayası ademdir, nefiydir. Onlardaki fenalık ve çirkinlik, ademden geliyor. Çendan suret-i zâhirîde müsbet ve vücudî de görünseler, esası ademdir, nefiydir." sizin dediğiniz "diğer bir deyişle bütün şer ve kötülüklerin kaynağında yokluk ve hareketsizlik var" cümlesini üstad nerede kullanmış. orayı yazarmısınız. üstad "çünki suret-i zâhirîde müsbet ve vücudî de görünseler, esası ademdir, nefiydir." diyor
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
halili

Şimdi Anlaşıldı, Çok teşekkür ederim. Mustafa esmer kardeş sanada teşekkür ederim; yorumların gerçekten nokta atışı gibi tam isabet

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
bende teşekkür ederim.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ "Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti her şeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." (Bakara, 2/32).
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oğuzhangözüpek
BU kadar soru ve CEVAPTAN sonra; sözü fazla uzatmayacağım.HALİLİ arkadaşımızın kalbi belki tamamen tatmin olur. ***Yüce ALLAH ŞER'i dilemez,iSTEMEZ, İRADE ETMEZ. Sedece yaratır. Şeri dileyen ,isteyen,irade eden Nefsine tabi olan ;İBLİS,ŞEYTANLAR, CİNLER ve İNSANLARDIR.****Yüce ALLAH ''Biz insanın KADERİNİ kendi tercihine/çabasına tabi kıldık '' buyuruyor KUR'ANIMIZDA.(İsra.13) Bu nedenle ŞERLER YÜCE ALLAH'ın İRADESİNDEN ,DİLEMESİNDEN çıkmadığı için aslında YOK hükmündedir. Yani İradeyi Külliye olan yüce ALLAH'ın Dilemesiyle YARATILMIYORLAR. Şer'i tercih eden Nefsani varlıkların ŞER amaçlı cüzi iradelerinin tercihlerinden dolayı yaratılıyorlar. Bu tercihlerin yaratılması da esas itibariyle MUTLAK ADALETİN tesisine gerekçe olduklarından sonuçta HAYR olarak değerlendirilmiştir.Sanırım mesele anlaşıldı. Hayırlı geceler.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...