Block title
Block content

On Üçüncü Lem'a'da geçen his, heves ve vehmin galebesi ile iman zayıflığı arasındaki ince sırrı açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve az bir hazır sıkıntıdan, ileride büyük bir azâb-ı müeccelden ziyade çekinir. Çünkü tevehhüm ve heves ve his, ileriyi görmüyor, belki inkâr ediyorlar. Nefis dahi yardım etse, mahall-i iman olan kalb ve akıl susarlar, mağlûp oluyorlar." (1)

Nefis, heva ve vehim sadece hazır anını düşünür, geleceği ve sonunu göremez ve düşünemez; bir cihetle hayvan gibidir. Nasıl hayvanda akıl ve basiret olmadığı için geleceği göremez, her şeyi bulunduğu andır. Aynı şekilde insandaki nefis, heva ve vehim gibi cihazlar da geleceği ve neticeyi düşünmez, her şeyi bulunduğu andır.

Mesela nefis, heva ve vehime denilse, "Sen şu hazır bir gram lezzeti terk et, sana bir yıl sonra tonlarca lezzetler verilecek." Nefis ve vehim, o bir gram hazır lezzeti, bir yıl sonra verilecek tonlarca lezzete tercih eder. Zira nefis bir yıl sonrasını düşünüp muhakeme edemiyor; o sadece bulunduğu anı düşünüyor.

Bu durum ceza noktasında da aynıdır. Nefis ve vehme denilse ki, şimdi sana bir tokat atalım ama bu tokata mukabil bir hafta sonraki büyük bir azaptan kurtulacaksın. Nefis ve heva hazır bir tokata razı olmaz; çünkü o tokatı hemen yiyecek. Buna bedel bir hafta sonraki azaba maruz kalır ve zarar eder.

İşte insandaki bu cismani ve nefsani olan cihazlar, ziyade işlediği ve galip olduğu anlarda insanın imanına galip gelip, insanı günaha atabiliyor. Bir de çevre ve muhit bu cihazlara yardım ve medet verir şekilde ise, insanın günahlara girmesi ve günahları işlemesi normal hale geliyor.

Öyle ise büyük günahlara düşmek imansızlık ve küfürden değil, bu gibi cihazların geçici galibiyetinden ileri geliyor. Bu sebeple Allah tövbe ve istiğfar yolunu insanoğlu için açık bırakmıştır. Batıl Mutezile mezhebi'nin iddia ettiği gibi, günahlar küfür ve imansızlık değildir.

Bu gibi hissiyatların galip ve güçlü olduğu hengamda, iman kemalden ve tahkikten düşüyor değildir. Sadece mücadeleyi bu gibi hissiyatlar kazanıp, geçici olarak o kamil ve tahkiki imanı tesirsiz ve hükümsüz bırakıyorlar. Yani nefis ve vehmin geçiçi bir şekilde imanı susturmasından dolayı günah işlenmiş oluyor. Yoksa sukut ettikleri için o günaha düşmüş  değillerdir.

(1) bk.  Lem'alar, On Üçüncü Lem'a, Yedinci İşaret.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

aydin_25
Allah razı olsun.Şimdi aynı yeri daha iyi anlayabiliyorum.Çalışmalarınızda başarılar diler,müstecab dualarınızı beklerim....
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...