Block title
Block content

On Üçüncü Söz'de, felsefe ve Kur'an ilmi nasıl bir kıyaslama ile anlatılıyor, genel hatlarıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın, bütün kâinattaki âdiyat namıyla yad olunan, harikulâde ve birer mucize-i kudret olan mevcudat üstündeki âdet ve ülfet perdesini keskin beyanatıyla yırtıp, o hakaik-ı acibeyi zîşuura açıp, nazar-ı ibretlerini celb edip, ukule tükenmez bir hazine-i ulûm açar."

"Felsefe hikmeti ise, bütün harikulâde olan mucizat-ı kudreti âdet perdesi içinde saklayıp cahilâne ve lâkaydâne üstünde geçer. Yalnız harikulâdelikten düşen ve intizam-ı hilkatten huruç eden ve kemâl-i fıtrattan sukut eden nadir fertleri nazar-ı dikkate arz eder, onları birer ibretli hikmet diye zîşuura takdim eder. Meselâ, en cami bir mucize-i kudret olan insanın hilkatini âdi deyip lâkaytlıkla bakar. Fakat insanın kemâl-i hilkatinden huruç etmiş, üç ayaklı yahut iki başlı bir insanı velvele-i istiğrabla nazar-ı ibrete teşhir eder. Meselâ, en lâtif ve umumî bir mucize-i rahmet olan, bütün yavruların hazine-i gaybdan muntazam iaşelerini âdi görüp küfran perdesini üste çeker. Fakat intizamdan şüzuz etmiş, kabilesinden cüda olmuş, yalnız olarak gurbete düşmüş, denizin altında olan bir böceğin bir yeşil yaprakla iaşesini görür, ondan tecellî eden lütuf ve keremle bütün balıkçıları ağlatmak ister."
(1)

Genel hatları ile On Üçüncü Söz Kur'ân’ın alışılagelmiş olaylardaki olağanüstü cihetleri nasıl ortaya çıkardığı ve olaylar üstündeki kudret mucizelerini nasıl gösterdiği ve Kur'ân'ın üslûbundan zevk almanın yolları tarif ediliyor.

Felsefe kainattaki olayları ülfet perdesi ile adileştirirken, yani üstünü kapatırken Kur’an bu olayların üstüne yapışmış olan ülfet perdesini yırtıp altındaki kudretin mucize ve harikalarını açığa çıkarıyor ve insanların nazarını bu yöne davet ediyor.

Felsefe insanın yaratılışındaki sayısız harikalara ve mucizelere değil harikalıktan çıkmış absürt ve bozuk şeylere dikkatleri çekiyor. Mesela normal insanların vücutlarındaki ahenk ve intizama dikkat çekmek yerine, iki başlı üç ayaklı insanlara dikkat kesiliyor ve onda hayretini söndürüyor.

Diğer bir husus, Kur’an Allah’ın sonsuz ilmine yaslanıp gücünü oradan alıyorken, felsefe insanın cüzi ve sönük aklına yaslanmış gücünü oradan alıyor. Öyle ise Kur’an güneş, felsefe ise sönük bir fener hükmündedir. Güneş ile fener kıyasa gelmez.

(1) bk. Sözler, On Üçüncü Söz

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Kur'an'ın ve Felsefenin Üslubu | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3975 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...