On Yedinci Söz'ün İkinci Makamının dipnotunda; bu makamla alakalı ifadelerin şiir olmadığı ve kasten nazmedilmediği, belki hakikatlerin kemal-i intizamı cihetinde manzum suretini aldığı ifade edilmektedir. Bu konuyu nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Biz, ona (Peygambere) şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’ân’dır.” (Yasin, 36/69)

âyet-i kerîmesinden hareketle, birçok âlim şiire fazla taraftar çıkmamışlar, tümünde olmasa bile çoğu şiirde hayalin ön plana çıktığını ve hakikati perdelediğini savunmuşlardır.

Bunun yanında başta Hz. Mevlana olmak üzere birçok âlim de hikmet derslerini şiirle vermişlerdir. Bununla birlikte Hz. Mevlana da ulemanın şiire iyi bakmadığını çok iyi bildiğinden Mesnevî’sini şiir şeklinde kaleme almasının sebebini “Fihi Ma Fihi” de şöyle dile getirmiştir:

“Adamın evine misafir gelir. Misafirin iştihası işkembeyedir. Ev sahibi onu memnun etmek için hemen işkembe temizlemeye koyulur. Bana da şiir söylemek gerek.”

Üstad Hazretleri de bu dersini şiir şeklinde kaleme almamış, ancak kendi ifadesiyle “hakikatların kemal-i intizamı cihetinde bir derece manzum suretini almıştır.”

"Şiir ise çendan kıymetdar, şirin bir vasıta-yı ifadedir. Fakat şiirde hayal hükmettiği için hakikata karışır, hakikatların suretini değiştirir."(1)

1) bk. Barla Lahikası, 258. mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...