"Onlar, bunların içine emr-i Hakla girerler, âlem-i cismaniyâtı seyredip, o hayattar cesetlerdeki göz, kulak gibi duygularıyla, âlem-i cismanîdeki mu’cizât-ı fıtratı temâşâ ediyorlar,.." Şii mezhebi İsmailiyelerdeki "ruh göçü" ile birebir örtüşüyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela; batıl mezheplerin her fikrinin batıl olması iktiza etmiyor. Üstad Hazretlerinin ifadesi ile "her batıl mezhep içinde bir dane-i hakikat bulunabilir." Bu yüzden batıl bir mezheple hak bir mezhep bazı noktalarda buluşabilir. Bu hususu prensip olarak aklımızda tutalım.

İkincisi; ruh göçü ile burada ifade edilen ruhların bazı kuşların cesedine girip temaşada bulunması çok farklı şeylerdir. Tenasuh yani ruh göçü ahirete olan imansızlıktan gelen bir fikirdir.

Üçüncüsü; cümleye dikkat ile bakıldığında vefat etmiş; ama cennetlik olan insanların ruhları cennet kuşlarına girip cenneti temaşa edecekler deniliyor. Yoksa ruh göçünde olduğu gibi yeni bir dünya hayatına girecekler denilmiyor. İkisi arasında çok fark var.

Dördüncüsü; dünyadaki sinek, kuş gibi canlıların içine giren ruhlar ölmüş insanların ruhu da olsa, bu ruh göçü anlamına gelmez.

Ruh göçü bağlamı ve ıstılahi manası olan bir terimdir ki; en büyük bağlamı ve manası, ikinci bir hayatın olmadığı fikridir. Kabirdeki bir insan ruhu, merak edip bir kuşun içine nüfuz etmek istese ve Allah da buna müsaade etse, bunun ruh göçü ile aynı bağlamda değerlendirilmesi sathilik olur. Ölüm ile salih bir ruhun ıtlak (özgür bırakılması) edilmesi İslam’ın kabul ettiği temel bir prensiptir. Bunu bu mülahaza ile değerlendirmek gerekir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...