Block title
Block content

"...onlara in'âm olunan mehâsinle iftihar etmek, gururlanmak, cüz-ü ihtiyarîye istinad etmek; bütün bütün sırr-ı kadere ve hikmet-i cüz-ü ihtiyariyeye zıt bir harekete sebebiyet veren ilmî meseleler değildir." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, kader, cüz-ü ihtiyarî, iman ve İslâmiyetin nihayet merâtibinde; kader, nefsi gururdan; ve cüz-ü ihtiyarî, adem-i mes'uliyetten kurtarmak içindir ki, mesâil-i imaniyeye girmişler. Yoksa, mütemerrid nüfus-u emmârenin işledikleri seyyiâtının mes'uliyetinden kendilerini kurtarmak için kadere yapışmak; ve onlara in'âm olunan mehâsinle iftihar etmek, gururlanmak, cüz-ü ihtiyarîye istinad etmek; bütün bütün sırr-ı kadere ve hikmet-i cüz-ü ihtiyariyeye zıt bir harekete sebebiyet veren ilmî meseleler değildir."(1)

Kader ve kadere iman rüknü, psikolojik yönü ağır basan bir iman rüknüdür. İmanın diğer rükünleri gibi ilmi ve nesnel rükünler değildir. Bu imana dair rükün, insana mesuliyet duygusunu ve gururdan korunma yolunu gösteriyor ve insanın ruhunda ve vicdanında bu esası tesis ediyor. Yoksa kader objektif ve herkesin aynı şekilde anlayacağı ilmi ve bilimsel bir değer değildir.

Mesela bir kavunun objektif yani bilimsel yönü herkesçe aynıdır, aynı manayı ifade eder; ama kavunun tadıldıktan sonra insan ruhunda bıraktığı iz ve tat ise herkeste subjektif bir şekilde tezahür eder. Herkeste farklı çağrışımlar bırakabilir. Kavunun herkesçe malum yönü ilmi ve nesneldir, her insanın tadıp farklı şeyler hissettiği yönü ise hali ve özneldir.

Aynı şekilde kader de kavunun ikinci öznel ve hali yüzü gibidir ki bir objektif ve nesnel varlık gibi deney ve bilimsel metotlarla izah ve ispat edilemez, ancak insan manevi ve ruhi halinde bu imanı hisseder ve tadar demektir. Kaderin akli ve mantıki olarak ispatı mümkündür, lakin herkesçe ortak ve objektif bir tarifi mümkün değildir. Her insan kendi aleminde kendi kader telakkisini hissedip duyar.

Objektif bilginin sahasına giren şeyler, ölçülüp tartılabilen ve formüle edilebilen şeylerdir. Herkes tarafından aynı tarzda idrak ve kabul edilen ve aynı şartlar altında yapılan ölçüm tartımlarda hep aynı sonuçları veren bilgilerdir. Yani deneysel ve gözlemsel olan ve üzerinde uzlaşılabilen ve doğruluğu test edilebilen bilgidir.

Mesela, elmanın şekli tanımlanabilir, tartısı ve ölçüsü verilebilir. Buraya kadarı objektif bilgidir ki kader ilmi değil hali ve vicdanidir demek bu sınıfa girmez anlamındadır.

(1) bk. Sözler, Yirmi Altıncı Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Mebhas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4441 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...