"Onlara karşı bir hakâret, bir adâvet ettiğinden, elbette semâvât ve zemin, onlara ağlamak değil, belki onlara nefrîn eder." Bu cümleyi nasıl anlamalıyız? "Dalalet ehlinin hakaret ve adaveti" nasıldır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her şey Allah’ı tanıtmak ve sevdirmek üzere programlanmıştır. Bu programın dışına çıkıp bazı şeyleri bazı sebeplere vermek ise şirktir, zulümdür. Allah kâinattan matlub olan ilahî maksatlarının miskin ve aciz olan sebeplere verilmesine müsaade etmez. Allah, kâinatın her şeyi üstünde cebir ve izzet ile kendini ihsas edip ilan ediyor. Bu ilana göz kapamayı veya inkâr etmeyi de sonsuz bir azap ile cezalandıracağını beyan ediyor.

Mesela, Rezzâk ismi kâinattaki bütün canlıların rızkını mükemmel bir ahenk ve titizlikle temin ediyor. İnsan bu ismin tecellilerini okuyup bu tecellilere şuursuz sebeplerin fail ve sahip olamayacağını düşünmekle şükrünü ve minnettarlığını ağaca yahut toprağa değil onların sahibi ve maliki olan Allah’a verir. Aksi bir yolu tutmak ebedî bir cehennemi iktiza eder. Bunu diğer isimlere de tatbik edebiliriz; mesela şifa güzel ve tatlı bir nimet olup Şâfi isminin bir tecellisi iken, insan bu şifa nimetini sebepler olan ilaçlara verse, aynı zulüm ve çirkinliği irtikâp etmiş olur.

Yine küfür kâinattaki bütün mevcudatın haklarına bir tecavüz ve bir hakarettir. Kâinatın birinci gayesi Allah’ı insanlara tanıtmak ve sevdirmektir. Bütün mevcudat bu maksat etrafında pervaz edip hizmet ederken, insanın bu ana maksadı görmezden gelmesi ve inkâr etmesi, bir cihetle atomdan gezegenlere kadar her mevcudun hareket ve vazifesini hafife almaktır ve onların haklarına bir tecavüzdür. "Şirk büyük bir zulümdür" ayeti buna işaret ediyor.

Diğer bir husus ise, mahkemelerde suçun yanında nasıl bir de kamu davası açılıyorsa, aynı şekilde küfür ve şirk sadece Allah’ın izzet ve azametine dokunan bir suç değil, bütün mahlûkatın hukukuna bir tecavüzdür. Bu yüzden, Allah kâfiri cezalandırırken bütün mahlûkatın hukukunu da nazara alıyor ve ona göre ceza veriyor.

Bin kişinin çalıştığı bir gemide dümenci vazifesini yapmasa ve gemiyi karaya oturtsa, gemi sahibi o dümenciyi cezalandırırken, diğer çalışanların da hakkını o dümenciden sorar.

İnsanın yaratılış gayesi ve en büyük vazifesi Cenab-ı Hakk’a iman ve ubudiyettir. Allah’ın kendini tanıtmak ve sevdirmek istemesine mukabil iman ile tanımak, ibadet ile de sevmektir. Koca kâinatın çarkları insanın iman ve ibadetine hizmet ederken, onun küfür ve dalalet ile bu vazifeyi terk etmesi hem kâinatın hukukuna bir tecavüz hem de Allah’ın isimlerine karşı bir tahkir ve bir tezyiftir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...