Block title
Block content

"Onu aldattım, az bir işim var dedim. Halbuki on dakika zannedip, iki saat zarurî yazılar yazdırdım." ifadesine göre, biz de hizmet için aldatabilir miyiz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Aziz, sıddık, müdakkik, meraklı kardeşim Refet Bey,"

"Sizin gibi hoş-sohbet bir kardeşimi, haksız olarak sual sormamaya ve sükûta davet ediyordum. Çendan bu davette mâzurum, belki mecburum. Çünkü, bugün dört saat mütemadiyen kâtibi bekledim ki, bir mektup yazacağım, olmadı. Tâ ben yirmi dakikadaki mesafeye gittim. Bağ suyu başında bularak uykusuz yorgun buldum. Onu aldattım, 'Az bir işim var.' dedim. Halbuki on dakika zannedip, iki saat zarurî yazılar yazdırdım. Zaten kafam da yorgun ve istirahate muhtaçtır. Fakat Refet gibi bir müştakı susturmanın cezası olarak bir tokat yedim. Senin bu hafta edeceğin kolay, lâtif sualine bedel, Senirkentli arkadaşlarımız müz'iç, eski Said'in kuvve-i hafızasına havale edilecek acip sualleri sordular. Dedim kendi nefsime: 'Müstehak oldu. Sen Refet'i dinlemedin, işte bunları dinle.' Halbuki onlara cevap vermek lâzım geliyor. Çünkü onlara, böyle meselelerde dinsizler ilişiyorlar. Mecburî, gayet muhtasar ve nâkıs ve kısa cevap yazdım. Fakat yine Refet'in hatırı için yazdım."(1)

Üstad Hazretleri "aldattım" ifadesi ile latife yapıyor. "Az bir işim var" ifadesi iki saati de içine alabilecek bir ifadedir. 

“Halbuki on dakika zannedip...” Bu cümlede on dakika zanneden Refet Ağabey'in kendisidir. Yani Üstad Hazretleri on dakika deyip sonra iki saat ona yazı yazdırıyor değil. Burada "az bir işim var" ifadesine binaen, latife türünden "aldattım" denilmek isteniyor.

Hizmet için de olsa aldatmak caiz olmaz. Mümin her halinde doğru ve sadık olmalı ve etrafına da güven vermelidir.

(1) bk. Barla Lâhikası, (272. Mektup).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 272 | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2015 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

fakirullah

Kardeşim, burada Üstadımız “az bir işim var” demesi kendisine göre “az” demiş. Ahir zamandaki iman hareketinin başına geçecek, Kur’an’ın sönmez ve söndürülemez olduğunu Avrupa feylesoflarına isbat edecek bir ruhun “işler”ine kıyasen “bir risalenin telif edilmesi”, nisbi olarak “az” olduğundan Üstadımızın kelamı sadıktır, doğrudur ve hakikattir. Lakin yazı vazifesinde olan ağabey bu “az”ı kendi ölçüsüne göre düşündüğü için 10 dakika zannedip -yorgunluğuna rağmen- sebat etmiştir. Üstadımız durumun farkında olduğu halde tashih etmemiştir; çünkü bunda da çok büyük bir hikmet vardır:
Risale-i nur dairesine giren saff-ı evvel ağabeyler aynı zamanda Üstadımızın manevi terbiyesine girmişlerdir. Bu terbiye genel itibarıyla takip, tevkif, hapis, fakr u zaruret hallerine sabretmek ve hizmetten çekilmemek şeklinde talim edilmiştir. Daha hususi dairede, yakın talebeler ise daha da ince bir elek olan “kendi ölçülerini tamamen bırakmak” veya tabir-i meşhur “Üstadın işlerine aklını karıştırmamak” ile de terbiye edilmişlerdir. Bu ciddi bir nefis ve kalp terbiyesidir. Mesela Zübeyr Ağabey gecenin bir vaktinde, tüm resmi daireler kapalı olduğu halde, elindeki sepette bir evrakı devlet ricaline ulaştırmakla emredilmiştir. Bayram ağabey dağda tashihat ile meşgulken birden toparlanıp Isparta’ya dönmekle emredilmişlerdir. Döndüklerinde hakikaten bekleyen biri vardır. Bunlar gibi başta zahiren garip görünen bu hareketlerin sonradan tam isabetli olduğu anlaşılmıştır.
Burda ağabeylerin kazandığı bir ölçü var: “Üstad Hz(RA) neye nasıl hareket ederse öyle yapmak”. Ta ki Üstad Hz(RA)’nin vefatından sonra hizmet-i Nuriye aynı hassasiyet ve istikametle devam edebilsin.
İşte bu latif müdebbirane hikmete binaen Üstadımız, talebesinin nefsini “az iş” kavramına alıştırmak ve himmetini genişletmek için, “aldattım” diyerek aslında tam hakimane hareket ettiğini ifade etmiştir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hamditas
yinede üstad, aldattım kelimesini kullanmasaydı iyi olurdu, aldattım kelimesi üstadın lisanına yakışmıyo, keşke onu ikna ettim filan deseymiş
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oğuzhangözüpek
Fakirullah Ağebeyin ifadeleri vaziyeti pek güzel tarif etmiş.Feraset ve dikkatinden dolayı tebrik ederim.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
m.zbay
fakirullah abi mükemmel anlatmış. Yazısının sonunda dediği gibi: talebesinin nefsini “az iş” kavramına alıştırmak ve himmetini genişletmek için, “aldattım” demiş. Ve bizi de aynı manaya irşad için aldattım kelimesini başka bir kelime ile değiştirmeyip olduğu gibi bırakmış.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Mehdinintalebesi
Fakirullah Ağabey Allah Razı olsun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...