Block title
Block content

"Onun için Cumada hutbe-i Arabiye, zaruriyâtı ihtar, müsellemâtı tezkir, maalkifâye olur onun tarz-ı tezkiri..." Şimdi kıldığımız cuma namazlarında hep Türkçe hutbe irad ediliyor. Cuma namazları geçerli oluyor mu?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hutbenin baş kısmında asıl ve orijinal kısmı yapılıp, sonra bidat kısmına geçildiği için cuma namazının sıhhatine bir halel gelmiyor. Yani işlenen bidat cuma namazını iptal etmiyor, sadece devamında bidat tatbik edildiği için sevabı azalıyor.

 Cuma hutbesinin Arapça okunmasının hikmetlerini ve gerekçelerini madde madde olarak şu şekilde sıralayabiliriz:

Birincisi: Cuma hutbesi İslam aleminin bir şiarı bir sembolüdür. Ümmetin ortak bir parolası hükmündedir, tıpkı ezan ve kamet gibi. Ümmetin ve dinin dili de Arapça olunca, Arapça okunması ümmet arasında birlik için elzemdir.

İkincisi: Cuma hutbesi dinin zaruri ve muhkem olan meselelerinin ihtar ve ikaz edildiği bir makamdır. Yoksa nazari ve teferruatın talim ve ders verildiği bir makam değildir. Bu yüzden Allah kelamı ile yapılan ihtar ve ikaz Türkçe yapılan vaazdan daha etkili ve müessirdir.

Üçüncüsü: Zaten dinin teferruat ve nazariyat kısmını insanlar on beş yirmi dakikalık cuma hutbesinden öğrenecek değildir, onların talimi ve öğrenilmesi başka vasıtalara verilmiştir, medrese ve okullar gibi.

Dördüncüsü: Allah’ın bir kelimesindeki haşmet ve müessiriyet insanların bir kitabına bedeldir. Bu yüzden zikir ve ihtar makamı olan hutbede Allah ve Resulünün (asm) kelamını okumak daha manidar ve tesirlidir.

Beşincisi: İnsanların hutbede okunan ayet ve hadislerin  mealini öğrenmesi zor değildir. Kısacık dünya hayatı için yüzlerce binlerce şey öğrenen adam, ebedi hayatının lazımı olan ayet ve hadislerin mealini öğrenmemek mazeret değildir. Bizim tembelliğimiz ve keyfimiz için ibadetin şekli değiştirilmez, manası bozulamaz. Zaten hutbe namaz gibi bir ibadettir. Yoksa vaaz ve talim makamı değildir. Namaz ve ezanın dili nasıl değiştirilemez ise, hutbenin dili de değiştirilemez. Hutbe sohbet ve ders makamı değil, ibadet ve zikir makamıdır. İbadet ve zikirde ise akıldan ziyade kalp ve sair duygular beslenir. Kalp ve sair duyguların en güzel gıdası ayet ve hadislerin orijinal metinleridir.  

Altıncısı: Arap dilinin diğer dillerden farkı; çok zengin ve cami bir dil olmasıdır. Aynı zamanda beliğ ve fasih bir dildir. Dünya dilleri içinde hiçbir dil zenginlik ve beyan keskinliğinde Arapçaya yaklaşamıyor, bunu dil bilimcileri kati delilleri ile ispat ediyorlar. Mesela, Türkçe'de yüz bin kelime varsa, Arapçada milyonu geçiyor. Gramer açısından da Arapça çok zengin bir dildir. En önemli unsur ve faktör ise, Kur'an’ın orijinal dilinin Arapça olması ve  Allah’ın bir tercihi olmasıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...