Block title
Block content

"Öteki bedbaht nefer ise askerliği bırakır, nizama tâbi olmak istemez, sola gider. Cismi bir batman ağırlıktan kurtulur; fakat kalbi binler batman minnetler altında ve ruhu hadsiz korkular altında ezilir..." açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın kalp ve aklında ne hükmedip yerleşmiş ise, o hükme göre hadiseleri yorumlayıp algılaması insan fıtratının değişmez bir prensibidir. Mesela, pesimist (karamsar) bir filozof her şeyi karamsar olarak okur ve anlar, hayatı da ona göre şekillenir. Optimist (iyimser) bir filozof ise her şeyi iyimserlik penceresinden izler, hayatı da ona göre algılar. Kırmızı gözlük nasıl eşyayı kırmızı gösteriyor ise, siyah gözlük de eşyayı siyah gösterir.

Münkir, kainatı anlamsız, işe yaramaz ve tesadüfün oyuncağı olarak gördüğü için, her şey ona azaplı ve sıkıntılı olarak yansır. Mümin ise her şeyin anlamlı, faydalı ve Allah’ın tedbir ve idaresinde olduğunu bildiği için, her şey ona sevimli ve huzurlu olarak yansır.

Soruda geçen paragrafta ise, iman ve ibadeti terk eden bir adam belki cisim noktasından ibadet ve itaatin  yükünden kurtulabilir. Lakin manevi ve ruhi açıdan binlerce ton yükün altına girip müthiş bir endişe ve telaş hisseder. Her hadise ve her olay karşısında titrer ve her şeye karşı dilencilik vaziyeti alır.

Allah Resulü (asv)'ın getirdiği iman nuru ve İslam ışığı olmasa idi insanlık, kainatı ve kainatta cereyan eden olayları doğru okuyamayacak ve doğru anlayamayacaktı. Böylece insanlık müthiş bir karanlık ve ümitsizlik içinde kalacaktı. Şimdiki dinsiz felsefenin kainattaki olaylara ve varlıklara bakışındaki arıza ve yanlışlıklar meselemizi izah ve ispat eder.

Mesela, dinsiz felsefe, ölümü bir hiçlik ve yokluk olarak görür. Kabri ise yokluk kuyusu olarak algılar. Hazreti Peygamberimiz (asv)'in getirdiği iman nuru ise, ölümü ebedi bir alemin başlangıcı, kabri ise saadeti ebediyenin bir girişi, bir kapısı olarak gösterir. Ölümü dehşetli ve ayrılık acısının kaynağı olarak değil, dost ve ahbaplara kavuşmanın bir aracı olduğunu gösteriyor.

Kainatın umumunda fena ve zeval hükmettiği için, dinsiz felsefe bütün kainatı cenaze çıkmış bir ev gibi yaslı ve matemli olarak görüyor. Felsefe de karamsarlığı ve hüznü esas alan pesimist düşünce ekolü her şeyi karamsar ve ümitsiz bir gözle tasvir eder. Her şeyi ve her mevcudu düşman ve yabancı gibi görür. Ama iki cihan serverinin getirdiği iman nuru ile bakarsak, o zaman kainat yaslı ve matemli bir ev değil, vazifesini bitirmiş ve asıl vatanına dönmek için can atan neşeli bir kışla gibidir. Her mevcut ve mahluk Allah’ın vazifeli bir askeri ve memuru olduğu için bir yabancı ve düşman değil, bir dost ve ahbap şeklinde algılanır.

Münkir, en sonunda asıl vatan olan ahiret yurduna vardığı zaman, hayatını küfürde ve inkarda geçirmenin cezasını da ayrı olarak cehennemde çeker. Dünyadaki isyan ve küfrünün karşılığını orada ebedi cehennem olarak tadar. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Üçüncü Söz | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4607 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...