"Öteki bedbaht nefer ise askerliği bırakır, nizama tâbi olmak istemez, sola gider. Cismi bir batman ağırlıktan kurtulur; fakat kalbi binler batman minnetler altında ve ruhu hadsiz korkular altında ezilir..." açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın kalp ve aklında ne hükmederse, hadiseleri ona göre yorumlar. Mesela, karamsar bir insan her şeyi karamsar olarak okur ve hayatı da ona göre şekillenir. İyimser bir insan ise her şeyi o pencereden izler, hayatı da ona göre algılar. Kırmızı gözlük eşyayı kırmızı gösterdiği gibi, siyah gözlük de siyah gösterir.

Münkir, kâinatı anlamsız, işe yaramaz ve tesadüfün oyuncağı olarak gördüğü için, her şey ona azaplı ve sıkıntılı olarak yansır. Mümin ise her şeyin anlamlı, faydalı ve Allah’ın tedbir ve idaresinde olduğunu bildiği için, her şey ona sevimli ve huzurlu olarak yansır.

İman ve ibadeti terk eden bir adam belki cisim noktasından ibadet ve itaatin yükünden kurtulabilir. Lakin manevi ve ruhi açıdan binlerce ton yükün altına girip müthiş bir endişe ve telaş hisseder. Her hadise ve her olay karşısında titrer ve her şeye karşı dilencilik vaziyeti alır.

Allah Resulü’nün (sav.) getirdiği iman nuru ve İslam ışığı olmasa idi insanlık, kâinatı ve onda cereyan eden olayları doğru okuyamayacak ve doğru anlayamayacaktı. Böylece insanlık müthiş bir karanlık ve ümitsizlik içinde kalacaktı. Şimdiki dinsiz felsefenin kâinattaki olaylara ve varlıklara bakışı meselemizi izah ve ispat eder.

Mesela, dinsiz felsefe, ölümü bir hiçlik ve yokluk olarak görür. Kabri ise yokluk kuyusu olarak algılar. Mümin ise, iman nuru ile ölümü dehşetli, ebedi bir ayrılık olarak değil, ebedi bir âlemin başlangıcı, kabri ise saadet-i ebediyenin bir kapısı ve ahbaplara kavuşmanın bir vesilesi olarak görür.

Kâinatın umumunda fena ve zeval hükmettiği için, dinsiz felsefe bütün kâinatı cenaze çıkmış bir ev gibi yaslı ve matemli olarak görüyor. İman nuru ile bakıldığı zaman, kâinat yaslı ve matemli bir ev olmaktan çıkar. İnsanlar ise vazifesini bitirmiş ve asıl vatanına dönmek için can atan neşeli askerler gibi olurlar. Her mahlûk Allah’ın vazifeli birer askeri ve memurudurlar.

Münkir, asıl vatan olan ahiret yurduna vardığı zaman, hayatını küfürde ve inkârda geçirmenin cezasını cehennemde ebediyen çeker.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...