Block title
Block content

Otuz İkinci Söz'de; "Öyle de nuranî şeylere... âlem-i misalin bazı mevcudatı, aynalar hükmünde..." deniyor. "Alem-i misalin aynalar hükmünde olan bazı mevcudatı" nelerdir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"BİRİNCİ TEMSİL: Şöyle ki: On Altıncı Sözde ispat edildiği gibi, birtek zât-ı müşahhas, muhtelif aynalar vasıtasıyla külliyet kesb eder; bir cüz'î-yi hakikî iken, şuûnât-ı kesireye mâlik bir küllî hükmüne geçer."

"Evet, nasıl cismanî şeylere cam ve su gibi maddeler ayna olup, cismanî birtek şey o aynalarda bir külliyet kesb eder. Öyle de, nuranî şeylere ve ruhaniyata dahi, hava ve esir ve âlem-i misalin bazı mevcudatı, aynalar hükmünde ve berk ve hayal sür'atinde birer vasıta-i seyir ve seyahat suretine geçerler ki, o nuranîler ve o ruhanîler, hayal sür'atiyle o merâyâ-yı nazifede ve o menâzil-i lâtifede gezerler. Bir anda binler yerlere girerler."

"Ve her aynada, nuranî oldukları ve akisleri onların aynı ve onların hâsiyetine mâlik oldukları için, cismaniyetin aksine olarak, her yerde bizzat bulunur gibi hükmederler. Kesif cismanîlerin akisleri ve misalleri, o cismaniyetin aynaları olmadığı gibi, hâsiyetine dahi mâlik değil; ölü sayılırlar."(1)

Alem-i Misal: Maddi alemle ruhlar alemi arasında bir köprü alemidir. Bu alem hem maddi alemden hem de ruhlar aleminden vasıflar almıştır. Maddi aleme göre misal alemi daha latif ve hafif bir alemdir. Misal alemi, hayale yakın bir alemdir.

İnsan şu kainatın küçük bir misalidir ve her alemden bir numune insanın mahiyet ve fıtratında derc edilmiştir. Nasıl göz görüntü alemine açılan bir kapı ise, insandaki hayal kuvveti de alem-i misale açılan bir penceredir. Göz bu pencere ile o alemi seyreder.

Maddi alemdeki eşyaların hayal kuvvesinde bir yansıması, bir tezahürü vardır. Bu yansıma ve tezahürün aslı maddi alemden hayaldeki abartılı ve geniş hali ise, misal aleminden geliyor. İnsanın uykuda gördüğü rüyalar misal alemi ile maddi alem arasında bir alışveriştir. Yani maddi alemdeki eşyaların misal alemindeki tezahürüdür. Maddi alem, misal aleminden daha ağır ve hakikate yakın olmasından, maddi alemden küçük bir şey misal aleminde büyük olarak yansıyor.

Uyku halinde iken, insanın maddi alemle ilişkisi ve münasebeti kesildiğinden, sair latife ve duygular gaybi  alemler ile irtibata geçiyor ve oralarda geziniyor. Kalbin ve duyguların terakki ve keskinliğine göre bazen Levh-i Mahfuzun cilveleri, bazen de kader mektuplarının numuneleri ile karşılaşıyor. İşte rüyanın hakikati bundan ibarettir. Rüyada görülen bu cilveler ve numuneler misal aleminin abartılı şekil ve şemallerine bürünüyor. İşte bu yüzden, görülen rüyalar tabir istiyor. Zira hakikat aleminden basit bir şey misal aleminde çok büyük ve karmaşık bir hal alabiliyor. Bu yüzden bu karmaşıklık ve abartılı haller tabir ile hakikate uyarlanması gerekiyor.

Özet olarak, bizim rüyada gördüğümüz objeler maddi alemdeki objelerin farklı bir boyut ve ölçüde yansımasıdır. Bu sebeple rüya ile alem-i misal, göz ile görüntü alemi gibi irtibatlı ve birbirleri ile alışveriş içinde olan alemlerdir. Misal alemi tam olarak ne maddi alemdir ne de berzaha ait bir alemdir. Her iki alemden de bir şeyler almış bir ara ve köprü alemdir. Uyku bu aleme girmenin bir vesilesi, bir vasıtasıdır.

(1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz, İkinci Mevkıf.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...