Block title
Block content

Otuz Üçüncü Söz'ün girişinde; "kavanin-i külliye ve desatir-i umumiye dediği kanun, hikmet ve prensipler" deyince akla neler gelmelidir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Aynen öyle de  وَ ِللهِ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى   Sâni-i Zülcelâl, Hâkim-i Hakîm, Adl-i Hakem gibi bin bir esmâ-i kudsiye ile müsemmâ Fâtır-ı Bîmisal, şu âlem-i ekber olan kâinat sarayının ve hilkat şeceresinin icadını irade etti. Altı günde, o sarayın, o şecerenin esâsâtını desâtir-i hikmet ve kavânin-i ilm-i ezelîsi ile vaz etti. Sonra ulvî ve süflî tabakata ve dallara ayırıp, kaza ve kader desâtiriyle tafsil ve tasvir etti. Sonra, her mahlûkatın her taifesini ve her tabakasını, sun' ve inâyet düsturuyla tanzim etti. Sonra, her şeyi her bir âlemi, ona lâyık bir tarzda, meselâ semâyı yıldızlarla, zemini çiçeklerle tezyin ettiği gibi, süslendirip tezyin etti. Sonra, o kavânin-i külliye ve desâtir-i umumiye meydanlarında esmâlarını tecellî ettirip tenvir etti."

"Sonra, bu kanun-u küllînin tazyikinden feryad eden fertlere, Rahmânü'r-Rahîm isimlerini hususî bir surette imdada yetiştirdi. Demek, o küllî ve umumî desâtiri içinde hususî ihsânâtı, hususî imdatları, hususî cilveleri var ki, her şey, her vakit, her hâceti için Ondan istimdat eder, Ona bakabilir."(1)

Bir fabrika düşünelim; bu fabrikanın bine yakın işçisi var. Bu işçilerin mesaisini düzenleyen bir kurallar kitapçığı var. Bu kitapçıkta saat kaçta işe başlanır, kaçta bırakılır, çay ve yemek araları ve istirahat hangi saatte olur gibi mesai tanzim eden bir çok kurallar ve emirnameler vardır.  Fabrikanın içindeki bütün nizam ve ahenk bu emirname ve kurallar kitapçığına göre şekilleniyor. Bu kitapçıkta saat yedide işe başlanır dendiği için, bin işçi yedide işinin başında olur. Bin işçiyi bu saate itaat ettiren bu kural ve kuralın arkasındaki iradedir. Fabrikanın verimi ve kazancı da bu kurallara ve disipline bakıyor vs.

İşte, içinde yaşadığımız kainat da aynen bu fabrika gibi bir kurallar ve kanunlar defteri ve bu defterin arkasındaki sonsuz irade ve kudret ile tanzim ediliyorlar. Kainatın en küçük atom parçasından tut ta güneş ve galaksilere kadar, işçi mesabesinde olan her bir mahluk bu kader defterinin ince ve latif programına ve planına  göre hareket ediyorlar. Güneş, büyüklüğüne güvenip o kadere meydan okuyamadığı gibi, atom da küçüklüğüne güvenip gözden saklanamaz. Her şey kaderin bu plan ve kanunlarına itaat içindedir. Güneşi hassas bir yörünge içinde döndüren kader kanunu ne ise, atomun içindeki küçücük proton ve nötronları hassas bir ölçü içinde döndüren de aynı kanundur. Kanunun külli olması ve külliyet kesbetmesi bu manayadır. Yani aynı kanun güneşe de hükmünü icra ediyor, küçük bir atoma da hükmünü icra ediyor.

Bugün fen ilimlerinin kanun ve tabiat dedikleri şeylerin hepsi, kaderin bu emir ve kanunları hükmündedirler. Suyun kaldırma prensibi, güneş ve ay gibi gezegenlerin itme ve çekme kuvvetleri hep bu kapsama giren somut misallerdir.  

(1) bk. Sözler, Otuz Üçüncü Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

hakancan
Allah razı olsun şimdi daha iyi kavradım o sözleri
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...