Block title
Block content

"Öyle de gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevalinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücazatlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu..." izah?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Öyle de gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevalinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücazatlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübe ile tasdik eder.”(1)

Amel dairesi iki kısımdır:

1. Helal ve meşru daire,
2. Haram ve gayrimeşru dairedir.

Cenab-ı Hak helal daireyi geniş kılmış ve insanın istifadesine açmıştır. Haram dairede bulunan şeylere ise hikmetiyle bazı zararlar takmıştır. Bu zararlardan en önemlisi, ahirette Allah’ın bu yasağını çiğnemekten gelen mesuliyet ve dolayısıyla cehennem azabıdır. Cehennemin bir kademe öncesinde, bu gayrimeşru lezzet ve keyiflerin karşılığı kabir azabı olarak insanın karşısına çıkar. Hatta daha dünyadayken de haram yolun yolcusu elim azaplar içindedir. Burada Üstad gayrimeşru dairedeki gençlik keyif ve lezzetlerinin hayattaki neticelerinden bazılarına işaret etmektedir. Sırayla ele alalım:

Zevalden gelen teessüf: İnsan bir nimete nail olduktan sonra her zaman onu muhafaza etme ve devam ettirme arzusundadır. Hâlbuki ne gençlik duruyor yerinde ne dünya sabit kalıyor. Her şey fani ve geçici. Hiçbir şeyin kararında kalmaması müthiş bir esef verir. Bu gerek meşru gerekse gayrimeşru her lezzette kendini hissettirir.  Ancak ve ancak imandan gelen sürur o teessüfü dindirir. Üstad buna şöyle işaret etmektedir:

“Ey insan! Nimetin zevalinden elem çekme. Çünkü rahmet hazinesi tükenmez. Ve lezzetin zevalini düşünüp o elemden feryat etme. Çünkü o nimet meyvesi, bir rahmet-i bînihayenin semeresidir. Ağacı bâki ise meyve gitse de yerine gelen var.”(2)

Günahlar: Günahların, hem bu dünyada hem de ahirette ıstırabı var. Vicdan varsa bu dünyada işlenilen her günah sahibini azap içinde bırakır. Ta ki istiğfar yoluna yönelsin.

Aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler: Üstad lezzetin içinde elem olduğundan bahsediyor ve sonrasında misallerle konuyu pekiştiriyor. Risale-i Nur’da nazara verildiği gibi gayrimeşru lezzetler zehirli bal gibidir. Zehirli bal, yenildiğinde başta lezzet verir; sonrasında karın ağrısı, sancı verir ve ölüme kadar insanı götürebilir. İnsanın cüzi lezzeti içinde ne kadar elemler olduğunu Üstad'ın şu cümlesi ile de rahat anlayabiliyoruz:

“İnsan ise, eğer dalalet ve gaflete düşmüş ise hazır lezzetine geçmişten gelen hüzünler ve gelecekten gelen endişeler o cüz’î lezzeti cidden acılaştırıyor, bozuyor.”(3)

Dipnotlar:

(1) bk. Şuâlar, On Birinci Şuâ, Beşinci Mesele.
(2) bk. Mektubat, Yirminci Mektup, Birinci Makam.
(3) bk. Sözler, On Üçüncü Söz, İkinci Makam. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Mes'ele | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 818 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...