Block title
Block content

"Öyle de zeminin yüzünü, belki kâinatı dolduran müteceddid eserler, bilbedâhe, gayet derece-i kemâlde bulunan ef’âli gösteriyor." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kainatta her eşya ve her mevcut sürekli olarak tecdit ve tazelendiriliyor. Tecdit ve tazelendirmek, kainatı kuşatan mükemmel bir fiil, mükemmel bir eylemdir. Mükemmel bir fiil de, mükemmel bir faili ve ustayı akla gösterir.

Nasıl güzel bir nakış işlemesi, mükemmel bir nakkaşı gösteriyor ise; eşya ve mevcudatın mükemmelen yenilenip tazelenmesi de, mükemmel bir Zat'ı akla ve kalbe tasdik ettirir.

Eşyanın ve mevcudatın sürekli yenilenip tazelenmesi, bu tazelenme ve yenileme işini yapan Zat'ın tazelenmek ve yenilenmekten münezzeh ve mukaddes olduğunu da akla gösterir. Zira kendisi kemalde olmayan, yani mükemmel olmayan bir Zat'ın, eşya ve mevcudatı mükemmele sevk ve idare etmesi mümkün değildir.

Üstad bu manaya şu şekilde işaret eder:

"Meselâ, sen çok iplerle bağlı çok gülleleri topları çevirdiğin ve daimî intizamla tahrik edip vaziyetler verdiğin vakit, senin, yerinde durup tagayyür ve hareket etmemekliğin gerektir. Yoksa o intizamı bozacaksın. Meşhurdur ki, intizamla tahrik eden hareket etmemek ve devamla tağyir eden mütegayyir olmamak gerektir, tâ ki o iş intizamla devam etsin."

"Saniyen: Tagayyür ve tebeddül, hudüsten ve tekemmül etmek için tazelenmekten ve ihtiyaçtan ve maddîlikten ve imkândan ileri geliyor. Zât-ı Akdes ise, hem kadîm, hem her cihetçe kemâl-i mutlakta, hem istiğnâ-yı mutlakta, hem maddeden mücerred, hem Vâcibü'l-Vücud olduğundan, elbette tagayyür ve tebeddülü muhaldir, mümkün değildir"
(1)

(1) bk. Lem'alar, Otuzuncu Lem'a, Altıncı Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...