Block title
Block content

"Öyle ise Ehl-i Sünnet mezhebine göre, zahir-i şeriata muvafık olarak işlediğin ameline: 'Acaba sahih olmuş mu?' deyip vesvese etme. Fakat, 'Kabul olmuş mu?' de. Gururlanma, ucbe girme." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Amma mezheb-i hak olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat derler ki: 'Cenâb-ı Hak bir şeye emreder, sonra hasen olur. Nehyeder, sonra kabih olur.' Demek emirle güzellik, nehiyle çirkinlik tahakkuk eder. Hüsün ve kubh, mükellefin ıttılaına bakar ve ona göre takarrur eder. Şu hüsün ve kubh ise, surî ve dünyaya bakan yüzünde değil, belki âhirete bakan yüzdedir. Meselâ sen namaz kıldın veya abdest aldın. Halbuki namazını ve abdestini fesada verecek bir sebep, nefsülemirde varmış; lâkin sen ona hiç muttali olmadın. Senin namazın ve abdestin hem sahihtir, hem hasendir."

"Mûtezile der: 'Hakikatte kabih ve fâsittir. Lâkin senden kabul edilir. Çünkü cehlin var, bilmedin; ve özrün var.'

"Öyle ise, Ehl-i Sünnet mezhebine göre zahir-i şeriate muvafık olarak işlediğin ameline 'Acaba sahih olmuş mu?'deyip vesvese etme. Fakat 'Kabul olmuş mu?' de, gururlanma, ucbe girme."(1)        

Soru: Burada, "sahih" olup olmadığı konusunda vesvese etmememiz gerektiği söyleniyor ve anladığım adarıyla "kabul" olup olmadığı konusuna önem verilmesi gerektiği vurgulanıyor. Fakat bu kabul olma meselesi de aynen sahih olma meselesi gibi insanı vesveseye sürüklemez mi? Buradaki "kabul olma" meselesinin "sahih olma" meselesinden farkı nedir?

Kişinin ibadetinin fıkha göre sağlam olması, Allah'ın rızasını kesinlikle elde ettiği anlamına gelmiyor. Yani kıldığımız namaz ilmihal açısından sağlam olabilir ama niyet, ihlas noktasından sağlam olmayabilir. İlmihal, namazın şekline bakar ki bu da kişinin muttali olup olmamasına göre hüküm alır. Yani kişi namazında ilmihal açısından kesin bir yanlış yaptığını görüyorsa, bunu yeniden ifa ve iade eder, göremiyorsa zaten bundan sorumlu olmaz. 

Ama ilahi rıza hem şekle hem de kalp ve niyete bakar. Bu sebeple "Namazımız nasıl olsa ilmihale uygundur." diye, gurur ve kibre kapılmamamız gerekir. Önemli olan ilahi rızadır ki bunu da biz bilemeyiz.

Öyle ise ibadetlerimize sahih nazarı ile bakmamız normal olsa bile, kesin makbul nazarı ile bakamayız. İkisi arasında çok fark var. 

(1) bk. Sözler, Yirmi Birinci Söz, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

isahalim

Yani kişinin ömrü boyunca kıldığı namazların tamamı fıkhen sağlam olsa bile, -Allah korusun- ahirette tamamı yüzüne çarpıladabilir, bu mümkün, öyle mi? Eğer cevaınız evet ise, Hz. Üstad buyuruyor ya (eksik hatırlıyor olabilirim); hurma çekirdeğinden gelişkin hurma ağacına kadar olan mertebelerden daha fazla mertebeler var kişilerin namazları arasında da diye... Bu durumda fıkhen sağlam olduğu halde kabul olmayacak olan namazlardan söz etmek nasıl mümkün olabilir, zira en alt düzeydeki namaza da "çekirdek" halinde denilemez mi?  

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

İhlasla kılınan namazın kalitesinde çekirdekten ağaca kadar çok mertebeler olabilir. İlmihale uygun kılınan ama içine riya ve gösteriş karışmış namaz Allah katında makbul olmaz. Namazın şekli kadar niyet ve ihlas boyutu da o kadar önemli. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...