Block title
Block content

"Peder ve valide, ihtiyarlık halinde bir hanede bulunsa, ne derece vesile-i bereket,.." Yaşlıların hayatları genelde zorluklarla geçiyor, zorluk ve bereket ayrımı açısından değerlendirebilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bazen genel bir kaideyi başka bir kaide tahdit edip sınırlandırabilir.

Yaşlılığın berekete sebep olması genel bir kaidedir. Ama yaşlıların evlatlarını İslam terbiyesi ile değil dünyevi bir terbiye ile terbiye etmeleri büyük bir cürümdür ve bu cürüm, bu bereket kaidesini tahdit edip sınırlandırıyor.

Yani yaşlıların sıkıntı çekmesi ve huzur evlerine atılmalarına kendi yaptıkları yanlışlar ve hatalar cevaz verdiriyor, denilebilir. Gerçekten günümüzdeki yaşlıların büyük bir kısmı hem gençliğinde iffetli olmamış hem de büyük hatalar içine düşmüşler. Bunun bir takım cezalarını bereketsizlik, hürmet görememe gibi tokatlarla çekmekteler denilebilir.

Benzer bir yorumu Üstadımız şu şekilde yapmaktadır:  

"Birden hatıra gelen bir meseledir."

"Her şeyde, her musibette, hususan beşer eliyle gelen zulümlü musibetlerde, Risale-i Kaderde beyan edildiği gibi, iki sebep var."

"Biri: Zâhiren esbaba bakan beşerdir."

"Diğeri: Kader-i İlâhîdir."

"Beşer, zâhirî esbaba bakar; bazan yanlış eder, zulmeder. Fakat kader, başka noktalara bakar, adalet eder. İşte, bugünlerde elîm bir endişeyle Risale-i Nur dairesine temas eden üç mesele, adalet-i kaderiye noktasında mânevî suâle cevaben ihtar edildi."

"Birinci suâl: Neden fedakâr, yüksek bir şefkati taşıyan valide, bu zamanda, veledinin malından irsiyet almasından mahrum edildi, kader müsaade eyledi?"

"Gelen cevap şu: Valideler bu asırda, bir aşılama suretinde şefkatlerini yanlış bir tarzda sarf etmeleridir ki, 'Evlâdım şan ve şeref rütbesinde memuriyet kazansın.' diye, bütün kuvvetleriyle, evlâtlarını dünyaya, mekteplere sevk ediyorlar. Hattâ, mütedeyyin de olsa, Kur'ânî ilimlerin okunmasından çekip dünyayla bağlarlar. İşte bu şefkatin bu yanlışından, kader bu mahrumiyete mahkûm etti."

"İkinci suâl: Risale-i Nur'la münasebettar bazı zatlara acıdım. 'Neden pederinin malından hakkı iki sülüs iken, o haktan kısmen mahrumiyete kader-i İlâhî neden müsaade etti?'"

"Gelen cevap: Şu asırda, öyle acip bir aşılamakla, ebeveynine hürmet ve peder ve validesinin şefkatlerine mukabil, bilâ kayd ü şart kemâl-i hürmet ve itaat lâzım iken, ekseriyetle o hakikî hürmet ve itaat bozulduğundan, iki sülüs almaktan zulmen mahrum edildiler. Kader, onların kusuruna binaen müsaade etti. Kızlar ise, gerçi başka cihetlerde kusurları çok, fakat zafiyetlerine binaen himayetkâr ve şefkatkâr ellere ziyade muhtaç bulunduklarından, hürmetlerini peder ve validelerine karşı ihtiyaçlarını hassasiyetle bir cihette ziyadeleştirdiklerinden, beşerin zâlim eliyle, kardeşlerinin kısmen haklarını, muvakkaten onlara vermeye müsaade etti."

"Üçüncü suâl: Bazı mütedeyyin zatların, dünyadâr haremleri yüzünden ziyade sıkıntı çekmeleri nedendir? Bu havalide bu nevi hadiseler çoktur."

"Gelen cevap: O mütedeyyin zatlar, diyanetlerin muktezası böyle serbestiyet-i nisvan zamanında öyle serbest kadınların vasıtasıyla dünyaya girişmeleri hatalarından, o kadınların eliyle tokat yemelerine kader müsaade etti."

"Mütebakisi, bir mübarek hanımın şuursuz müdahalesiyle geri kaldı."(1)

(1) bk. Kastamonu Lâhikası, (169. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

k.toprak
Cevap için teşekkür ederim Allah razı olsun ağabeylerim.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...