Block title
Block content

Peygamber Efendimiz'in Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'e karşı gösterdiği fevkalade şefkatine hadislerden misal verir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Peygamberimiz (asm)'in Hz. Hasan ve Hüseyin (ra)’e olan şiddetli muhabbet ve şefkati, basit bir torun sevgisinden ibaret değildir.  Onların soyundan, yani Ehl-i beyt'ten gelecek olan çok büyük evliya ve aktapları  Allah’ın bildirmesi ile ileride geleceklerini görmüş, onları da nazara alarak o mübarek iki zatı sevmiş, onlara daha çok ehemmiyet vermiş.

Bu zatlara ehemmiyet vermesi yine din ve ümmetin menfaati adınadır. Zira Kur'an ve sünneti muhafaza edip sonraki nesillere ulaştıran alim ve evliyalar, ekseri olarak Hz. Hasan ve Hüseyin (r.a) ‘ın soyundan gelen imam ve aktaplardır. Yani Peygamberimiz (asm)'in, torunlarına karşı zahiren abartı gibi duran muhabbet ve şefkatinin ardında bu mana yatar. Yine burada sünnetin muhafazası ve sonraki nesillere ulaştırma hizmeti nazara alınmıştır. Diğer yandan, Peygamber Efendimiz (asm)'in şiddetli bir şekilde Ehl-i beyt'e  ümmeti itaate  teşvik etmesi ve tahşidat yapması, sünnetin muhafaza işinin onlar eli ile yapılacağını bilmesindendir.

Hadislerden örneklere gelince;

"Resulullah (sav) Hz. Fatıma'nın evinin avlusuna geldi ve oturdu. 'Burada çocuk var mıdır?' diye sordu. Hz. Fatıma'nın çocuğu (Resulullah'ın torunu), süratle koşarak geldi ve Resulullah'ın boynuna sarıldı. Resulullah çocuğu öptü."(1)

Hazret-i Hasan, âlemlerin efendisi olan sevgili Peygamberimizin terbiyesiyle yetişip büyüdü. Resulullahın pek çok hadis-i şerifi ile övüldü. Peygamber Efendimiz Hazret-i Hasan’ı çok sever, ona şefkatle muamele ederdi. Bir defasında Hazret-i Hasan, kardeşi Hazret-i Hüseyin ile Resulullahın huzurunda güreşiyorlardı. Resulullah Efendimiz, Hasan’ı teşvik buyururdu. Hazret-i Fatıma, 'Babacığım, Hüseyin küçüktür, halbuki siz hep Hasan’ın tarafını tutuyorsunuz.' deyince, 'Ya Fatıma! Cebrail, Hüseyin’e yardım ediyor.' buyurdu."(2)

"Ebu Eyyub-el-Ensari, Hasan ile Hüseyin’in Resulullahın huzurunda oynadıkları sırada huzurlarına girince, 'Ya Resulallah, bunları çok mu seviyorsun?' diye sordu. Peygamber Efendimiz de, 'Nasıl sevmem! Bunlar benim dünyada öpüp, kokladığım iki reyhanımdır.' buyurdu."

Abdullah ibni Abbas rivayet etti: Resulullah, Hasan’ı omzuna almıştı. Bir kişi, 'Ya oğul, ne güzel zatın omzundasın.' dedi. Resulullah buyurdu ki: 'Omzumdaki de güzeldir
.' "(3)

" 'Eğer Hüseyin vefat ederse, benim canım yandığı gibi, Ali’nin ve Fatıma’nın da canları yanar. Eğer İbrahim giderse, en çok ben üzülürüm. Üzüntümü, onların üzüntüsüne tercih ediyorum.' buyurdu. Üç gün sonra oğlu İbrahim vefat etti. Resulullah, Hüseyin yanına geldiğinde onu öpüp, 'Selamet ve saadet o kimseye ki, oğlum İbrahim’i ona feda ettim.' buyurdu."

"Bir gün yine Resulullahın yanındaydı. Annesine gitmek istiyordu. Ancak hava yağmurluydu. Resulullah dua buyurdu. Hüseyin eve gidinceye kadar yağmur yağmadı."

"Hazret-i Hüseyin’in yüzü, karanlık gecede etrafını aydınlatırdı. Hacca daima yaya olarak giderdi. Yanındakiler bineklere binse de kendisi binmezdi."(4)

Kaynaklar:

(1) bk. Sahih-i Buhari, 2. cilt, Üçdal Neşriyat, İstanbul 1993, s.411.
(2) bk. Şevahid-ün Nübüvve, Mevlânâ Abdurrahman Câmî.
(3) bk. Mişkâtü’l-Mesâbîh, Ebû Abdillah Muhammed b. Abdillah el-Hatîb et-Tebrîzî (737/1336).
(4) bk. Şevahid-ün Nübüvve, Mevlânâ Abdurrahman Câmî.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 12352 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...