Block title
Block content

"Pozitif düşüneceksin. Hayata sımsıkı sarılacaksın. İşinden kafanı kaldırıp sevdiklerinle vakit geçireceksin. Sev ki, hücrelerin yenilensin. Sana enerji vermeyecek hiç kimseyle de birlikte olma..." Bu ifadelerin risalelerde izahı var mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Pozitif düşünmeyi Üstad Hazretleri şu ifadelerle destekliyor:

"Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen güzel rüya görür. Güzel rüya gören hayatından lezzet alır."(1)

"Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır."(2) 

"Birinci nokta: Ehl-i dalâletin vekili der ki: 'Ehâdisinizde dünya tel'in edilmiş cîfe ismiyle yad edilmiş. Hem bütün ehl-i velâyet ve ehl-i hakikat dünyayı tahkir ediyorlar, 'Fenadır, pistir' diyorlar. Halbuki, sen bütün kemâlât-ı İlâhiyeye medar ve hüccet, onu gösteriyorsun ve âşıkane ondan bahsediyorsun."

"Elcevap: Dünyanın üç yüzü var."

"Birinci yüzü Cenâb-ı Hakkın esmâsına bakar. Onların nukuşunu gösterir. Mânâ-yı harfiyle, onlara aynadarlık eder. Dünyanın şu yüzü, hadsiz mektubat-ı Samedâniyedir. Bu yüzü gayet güzeldir; nefrete değil, aşka lâyıktır."

"İkinci yüzü âhirete bakar. Âhiretin tarlasıdır, Cennetin mezraasıdır, rahmetin mezheresidir. Şu yüzü dahi, evvelki yüzü gibi güzeldir. Tahkire değil, muhabbete lâyıktır."

"Üçüncü yüzü insanın hevesâtına bakan ve gaflet perdesi olan ve ehl-i dünyanın mel'abe-i hevesâtı olan yüzdür. Şu yüz çirkindir. Çünkü fânidir, zâildir, elemlidir, aldatır. İşte, hadiste varid olan tahkir ve ehl-i hakikatin ettiği nefret, bu yüzdedir."(3)

"Hayata sımsıkı sarılmak", ancak iman ve ibadeti unutturacak şekilde olursa kerihtir. Yoksa hayata sımsıkı sarılmanın yanlış bir tarafı bulunmuyor. Yukarıda Üstad Hazretlerinin ifade ettiği gigi, bu hususta genel hatları ile şöyle bir değerlendirme yapabiliriz:

Dünyanın üç yüzü vardır. Birisi mektep yüzü ki bu mektepte Allah’ın isim ve sıfatları talim edilir. Bu yüzüne küsmek ve darılmak olmaz. İnsanın en mühim gayesi Allah’ın isim ve sıfatlarını talim edip hayatına tatbik etmektir. İşte dünyanın bu yüzünde bu mana hakimdir, küsülmez ve yüz çevrilmez.

Dünyanın ikinci yüzü mezradır, yani ahiret hayatının tarlası hükmündedir. Bu yüzde insan ahiret âlemi için gerekli olan azık ve mahsulü temin eder. Burada eker orada biçer. Dünyanın  bu yüzünü de terk edip küsmek olmaz. Zira bu yüzde dünya ahiretin vasıtası ve direğidir. Ekmek ibadetlere işaret ediyor, biçmek ise ibadetlerin karşısında cennette makam kazanmaktır.

Üçüncü yüzü ise mel’abegahtır. Yani dünyanın bu yüzü nefis ve hevanın bir oyun yeridir. Bu yüz tehlikeli ve küsülmesi gereken bir yüzdür. Zira insanları gaflet ve dalalete atan hep bu yüzüdür. Allah ve ahireti unutturan yüz bu yüzdür. İşte insanın bu yüze var gücü ile küsmesi ve terk etmesi gerekir. Şayet insan terk etmez ise Allah bazı musibet ve hastalıklarla küstürür ki bu dünyanın insana küsmesi demektir. "Dünyanın insana küsmesi", kaderden atılan ikaz ve ihtar taşlarıdır. Allah sevdiği kullarına dünyayı zindan ederek küstürür.

Özet olarak, dünyayı kesben değil kalben terk etmeliyiz. Sahabeler dünyanın ilk iki yüzünde çok ileri gidip terakki etmişler. Dünyayı ahiretin mezrası gibi çok güzel işleyip öbür dünya için büyük mahsulatlar hazırlamışlar.

"İşinden kafanı kaldırıp sevdiklerinle vakit geçireceksin... Sev ki, hücrelerin yenilensin... Sana enerji vermeyecek hiç kimseyle de birlikte olma..."

Bu ifadelerde kötü ve yanlış bir taraf bulunmuyor. Sevdiklerinle vakit geçirmek, sevgi ile dünyaya bakmak, kötü arkadaşlardan uzak durmak, zaten İslam’ında kabul ettiği ve önerdiği şeylerdir.

Dipnotlar:

(1) bk. Münazarat, Sualler ve Cevaplar.

(2) bk. Mektubat, Hakikat Çekirdekleri-50.

(3) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz, İkinci Mevkıf.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İçerik ve Külliyat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2304 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...