"قَدِيرٌ sigasından anlaşılır ki, kudret, makdurat nisbetinde olmayıp, kudretin daire-i tasarrufu pek geniştir. Hem kudret zâtiyedir, tagayyürü kabul etmez. Hem aynı zamanda kudret lâzimedir, ziyade ve noksan olmaz..." izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

" قَادِرٌ kelimesine bedel, sübut ve devamı ifade eden قَدِيرٌ sigasından anlaşılır ki, kudret, makdurat nisbetinde olmayıp, kudretin daire-i tasarrufu pek geniştir. Hem kudret zâtiyedir, tagayyürü kabul etmez. Hem aynı zamanda kudret lâzimedir, ziyade ve noksan olmaz. Hem kudret, Rezzak, Gaffar, Muhyî, Mümit gibi sıfât-ı fiiliyenin mercii ve mizanıdır."(1)

"قَادِرٌ kelimesine bedel, sübut ve devamı ifade eden قَدِيرٌ sigasından anlaşılır ki, kudret, makdurat nisbetinde olmayıp, kudretin daire-i tasarrufu pek geniştir."

Makdurat, burada Allah'ın kudretiyle gerçekleştirdiği işler, icraatlar, eserler anlamına geliyor. Yaratmış olduğu mahlukatın tamamı makdurat kapmasına giriyor. Lakin bir de yaratmamış olduğu mümkünat var.

Mümkün, burada yaratması mümkün olup ama henüz yaratmadığı varlıklar anlamında kullanılıyor. Dolayısı ile Allah’ın sonsuz kudretini sadece yaratmış olduğu varlıklar ve mahlukat ile sınırlı görmek yanlış olur. Allah’ın sonsuz kudretinin tasarruf dairesi de sonsuzdur, kainat ve mahlukatla sınırlı değildir. Allah dilerse trilyonlarca kainatı ya da kainattan daha farklı alemleri de yaratabilir.

"Hem kudret zâtiyedir, tagayyürü kabul etmez."

Allah’ın kudreti Allah’ın zatı gibi ezeli ve ebedidir ve zatı ile beraber ezelden beri var olup gelmiştir ve sonsuza kadar da var olmaya devam edecektir. Ve kudret sıfatı hiçbir zaman değişime uğramaz. Yani Allah’ın kudretine acizlik hiçbir şekilde ve hiçbir zaman bulaşamaz. Zaten ezeli bir sıfatın değişmesi söz konusu olamaz. Şayet değişmesi söz konusu olmuş olsa idi ezeli olamazdı. Evet, zati olan kudrete zıddı giremediğinden, onda mertebeler ve değişimler olmaz. Öyleyse Kudret-i İlahiye için bir şey yaratmak ile bin şey yaratmak birdir.

"Hem aynı zamanda kudret lâzimedir, ziyade ve noksan olmaz."

Sonsuzluk vasfına sahip bir sıfatın fazlalık ve noksanlık göstermesi aklen mümkün değildir. Fazlalık ve noksanlık gibi durumlar, sonradan vücut bulmuş başı ve sonu belli olan mahlukata ait sıfatlardır. Allah’ın kudreti sonsuz olduğu için bu sıfatta ne bir fazlalık ne de bir eksiklik söz konusu olamaz.

Fazlalık tabiri, kabının dolması ile izah edilen bir sıfattır, yani iki litrelik bir kaba iki buçuk litre dökersen yarım litre fazla olduğu için kap taşar ve bu taşan miktara fazlalık denilir. Ya da iki litrelik kaba bir buçuk litre dökersen bu kez de kap yarım litre noksan kalır.

Sınırı ve miktarı olmayan bir şey için fazlalık ve noksanlık tabiri kullanılamaz. Allah’ın sonsuz kudretinde bir sınır bir miktar bir son bir başlangıç olamayacağı için, ziyade ve noksanlık isnat edilemez.

"Hem kudret, Rezzak, Gaffar, Muhyî, Mümit gibi sıfât-ı fiiliyenin mercii ve mizanıdır."

Fiili sıfatlar Allah’ın kudret sıfatının muhtelif mevcudattaki muhtelif tecellisinden ibarettir.

Mesela; Allah’ın kudret sıfatı bir çekirdeğin açılmasında tecelli ederken, Fettâh isminin tecelli etmesine vesile olurken, bir canlının ölümünde Mümit isminin, bir hayat bahşederken Muhyî isminin, canlılara rızık verirken Rezzâk isminin tecellisine ve görünmesine ayna oluyor ve hâkeza...

Yani "Rezzak, Gaffar, Muhyî, Mümit" gibi fiili isimlerin gerçek faili, gerçek merci ve görünmesine vesile olan kudret sıfatı oluyor. Evet, sıfatlar isimlerin kaynağı ve menbaıdır. Bütün fiili isimlerin tecellisi, başta kudret sıfatı olmak üzere sıfat-ı subutiyyedir.

"Sual: Bu fiili isimlerinin kesretle tenevvüü neden meydana geliyor?"

"Cevap: Kudret-i ezeliyenin, kainattaki mevcudatın nevilerine, fertlerine olan nispet ve taallukundan husule gelir..."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 17-20. Ayetlerin Tefsiri.
(2) bk. age., Fatiha Suresi Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yükleniyor...