"Rahmetin rahmet olması ve nimetin nimet olması, ancak ve ancak haşir ve saadet-i ebediyeye bağlıdır. Evet, saadet-i ebediye olmasa, en büyük nimetlerden sayılan aklın, insanın kafasında yılan vazifesini görmekten başka bir işi kalmaz." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Şu sıfat, rahmeti ifade eden mâkabline neticedir. Zira, kıyametle saadet-i ebediyenin geleceğine en büyük delil, rahmettir. Evet, rahmetin rahmet olması ve nimetin nimet olması, ancak ve ancak haşir ve saadet-i ebediyeye bağlıdır. Evet, saadet-i ebediye olmasa, en büyük nimetlerden sayılan aklın, insanın kafasında yılan vazifesini görmekten başka bir işi kalmaz. Kezalik, en latif nimetlerden sayılan şefkat ve muhabbet, ebedî bir ayrılık düşüncesiyle, en büyük elemler sırasına geçerler." (İşaratü'l-İ'caz, Fatiha Suresi)

Bir baba evladını en güzel şekilde yetiştirsin, büyütsün, yedirsin, içirsin, giydirsin üzerine titreyip her ihtiyacını ve isteklerini yerine getirsin. Sonra o bakmaya kıyamadığı evladını kör testere ile kesip parçalara ayırarak vahşi hayvanlara yem etsin. Böyle bir şey, babalık şefkati ile asla bağdaşmaz.

Aynı şekilde yeryüzündeki bütün anne ve babaların şefkatlari, onun sonsuz şefkatinin bir küçük pırıltısı olan Allah, insanı yoktan var etsin, ona hayat ve ruh verip kalbine aşk-ı beka duygusunu koyup bütün kâinatı onun hizmetine ve emrine sunup, en sonunda onu yokluk ve hiçlik kuyusuna atıp mahvetsin!.. Bu asla onun sonsuz şefkat ve merhameti ile bağdaşacak bir durum değildir.

Allah’ın sonsuz merhamet ve şefkati kâinattaki sayısız icraatları ile belli olduktan sonra, o sonsuz merhametin insanı ve diğer canlıları bir daha var olmamak üzere sonsuz hiçliğe ve yokluğa atması veya ahireti inşa etmemesi asla kabil ve mümkün değildir.

Çünkü mesela Allah'ın insana verdiği sonsuz nimetlerden sadece akıl, ahiret olmadığı takdirde nimet olmaktan çıkıp büyük bir zahmete inkılap edeceği muhakkaktır. Zira o akıl, varlığı sorgulayacak ve ölümün bir hiçlik ve yokluk olduğunu anlayacaktır. Böylece hayvanlardan daha sefil ve divane olacaktır.

Keza şefkatin acsını sadece cennet fikri söndürebilir. Zira ahirete ve ebedi saadete inanmayan birisi, taşıdığı şefkat vasıtasıyla manen ölür ve mahvolur. Üstadımız bu konuda da şunları kaydeder:

"Hem mesela: İnsanın en latif ve şirin bir seciyesi olan şefkat, eğer sırr-ı tevhid onun yardımına yetişmezse, öyle müthiş bir hırkat, bir firkat, bir rikkat, bir musibet olur ki, insanı en bedbaht bir dereceye indirir. Tek bir güzel yavrusunu ebedî kaybeden bir gafil valide, bu hırkati tam hisseder." (Şualar, İkinci Şua, Birinci Makam)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...