Block title
Block content

"Resâilü’n-Nur yalnız insanların hafızalarında ve kalblerinde nakşolmuyor. Belki hadsiz zîşuur mahlûkatın ve ruhânîlerin bir mütalâagâhları olmakla beraber, rıza-i İlâhîye mazhar ise..." Bu ifadeleri devamıyla açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Risale-i Nur gibi külli iman hizmetinin Levh-i Mahfuz'da takdire şayan bir şekilde yazılması, Allah’ın kerem ve şefkatinin bir tezahürüdür. En basit zikir ve ibadetlerin Levh-i Mahfuz'da kaydedilmesi elbette külli iman hizmetlerinin yazılmasına işaret ve beşaret eder. 

Şuur sahibi varlıkların asıl vazifesi Allah’ın sanat ve eserlerini mütalaa ve tefekkür etmektir. Risale-i Nurlar ise kainat kitabını okuyan ve okutturan Kur’ani bir tefsirdir. Hal böyle olunca, şuur sahibi ruhanilerin ve meleklerin Risale-i Nurlara bigane ve ilgisiz kalması düşünülemez.

Melekler nurani ve latif mahlukturlar. İradeleri sadece hayır ve ibadet cihetine çalışır; isyan ve günah işleme kabiliyetleri yoktur.

Cinler de latif bir fıtrata sahiptirler. Yalnız meleklerden farklı olarak şerre de kabiliyetleri vardır. Bu noktadan meleklerden ayrılırlar. Yani cinler ile melekler fıtratlarının letafetleri noktasından birbirlerine benzerler, lakin şerre kabiliyet noktasından ayrışırlar.

Ruhaniler kainattaki kanunlardan oluşan bir tür soyut varlıklardır. Bunlar ne cinlere ne de meleklere benzerler. Kainatın her yanını kuşatan mücerret varlıklardır. Ama şuur sahibi varlıklar olup mütalaa ve tefekkür üzere hareket ederler.

Kabul-ü Nebevi; Risale-i Nurların Peygamber Efendimiz (asm)'in rızasına ve hoşnutluğuna mazhar olması demektir. Evet peygamberler vefat etmiş olsalar bile, mübarek ruhları hayatlı ve tasarruf sahibidirler. İman ve Kur’an hizmeti ile alakadardırlar. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Mertebe-i Nuriye-i Hasbiye | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2892 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...