Block title
Block content

Rezzak ismi, bilindiği gibi rızık veren anlamındadır. Allah yarattığı her canlının nasibini, iaşesini vermiş. Rezzak isminin manevi derinliğinin bu kadar olmadığını düşünüyorum. Üstad Rezzak esmasının ehemmiyetini bizlere nasıl anlatıyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın isimlerini okumak ve anlamak mertebe işidir. Nasıl imanın taklitten tahkike çok mertebeleri varsa, isimleri okumanın da aynı şekilde çok derece ve makamları vardır.

Mesela kainatta Allah’ın adalet tecellilerini okuyup onun sonsuz adaletine intikal etmek ilmelyakin ve aynelyakin bir makam iken, hayatımızda bu adaleti yaşamak ve tatbik etmek hakkelyakin bir okumaktır, diyebiliriz.

Yine kainatta, Onun sonsuz kerem ve cömertliğini okumak ile bu kerem ve cömertliği hayatımıza aksettirmek arasında çok farklar ve makamlar vardır.

Bir de bu okuma ve yaşamanın cüziyet külliyet, ehadiyet ve vahidiyet  makamları vardır. Makam ve tefekkürü yüksek olanlar o isimleri külliyet ve vahidiyet  ile okurken, makamı avam ve ya düşük olanlar cüziyet  ve ehadiyet ile okurlar.

Ben Allah’ın Rezzak olmasını küçük soframda cüzi ve ehadi okurken, nazarı külli olan bir asfiya bütün kainat sofrasında külli ve vahidi olarak okur.

Rezzak ismini genelde cüzi ve maddi manası ile biliriz. Külli ve manevi manası pek nazara verilmez. Rezzak isminin cüzi manası, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, küçük soframızda okumaktır. Külli manası ise, bütün kainat sofrasında görebilmektir.

Rezzak isminin maddi manası, maddi rızıklar şeklinde anlaşılır. Manevi manası ise, manevi rızıklar hükmünde olan hidayet, iman, tefekkür, nur, güzel ve latif manalar şeklinde değerlendirilebilir. Hatta her bir manevi cihazımızın kendine uygun manevi bir rızkı vardır, diyebiliriz. Kalbin rızkı lahuti aşk iken, aklın rızkı güzel ve latif tefekkürdür ve hakeza. 

Risale-i Nur'da Rezzak ismi ile ilgili bir iki değerlendirmeyi takdim edelim:

"İşte, aynen bu misal gibi, Sâni-i Zülcelâl sana, ey hasta, göz, kulak, akıl, kalb gibi nuranî duygularla murassâ olarak giydirdiği cisim gömleğini, Esmâ-i Hüsnâsının nakışlarını göstermek için, çok hâlât içinde seni çevirir ve çok vaziyetlerde seni değiştirir. Sen açlıkla onun Rezzâk ismini tanıdığın gibi, Şâfî ismini de hastalığında bil. Elemler, musibetler bir kısım esmâsının ahkâmını gösterdikleri için, onlarda hikmetten lem'alar ve rahmetten şuâlar ve o şuâât içinde çok güzellikler bulunuyor. Eğer perde açılsa, tevahhuş ve nefret ettiğin hastalık perdesi arkasında sevimli, güzel mânâları bulursun."(1)

"Ezcümle: O seyahat-i hayaliyede, rızka muhtaç hayvanat âlemini gördüğüm vakit, maddî felsefe ile baktım; hadsiz ihtiyacat ve şiddetli açlıklarıyla beraber zaaf ve aczleri, o zîhayat âlemini bana çok acıklı ve elîm gösterdi. Ehl-i dalâlet ve gafletin gözüyle baktığımdan feryad eyledim. Birden hikmet-i Kur'âniye ve imanın dürbünüyle gördüm ki, Rahmân ismi Rezzâk burcunda parlak bir güneş gibi tulû etti. O aç, bîçare zîhayat âlemini rahmet ışığıyla yaldızladı."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a.
(2) bk. Şualar, On Beşinci Şua ve El Hüccetü'z-Zehra.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dördüncü Devâ | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 7946 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...