Block title
Block content

Risale-i Nur asrımızın ve gelecek asırların müceddidi olduğuna göre, Nur talebeleri bu müceddidlik hizmetini ifa etmiş oluyorlar mı ve müceddidlik sevabına şirket-i maneviye sırrıyla hissedar oluyorlar mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu zaman cemaat zamanı olduğu için, bu zamanda müceddidlik vazifesinin büyük bir kısmı cemaatlerin uhdesindedir. Üstad Hazretleri bu son asrın müceddidi olarak vazifenin esas ve temellerini tesis edip geri kalan kısımları nurani cemaatine tevdi etmiştir. Bu sebeple Nur Talebeleri bir cihetle müceddidlik binasının tuğlaları hükmünde olduğu için, o vazifenin büyük ve önemli sevabına hissedardır.

Eski zamanlarda ferdiyetçilik ön planda olduğundan, o dönemlerin müceddidleri bir cihetle şahsi kemalatları ve makamları ile temayüz ediyorlardı. Ama zaman değişti, ferdiyetçilik yerine cemaat manası ön plana çıktı. Böyle olunca Üstad Hazretlerinin şahsi kemalatının yanında cemaatin kolektif aklı ve hizmeti de tıpkı müceddid gibi önem kazandı. Bir cihetle cemaat ikinci bir müceddidlik payesi ve imtiyazı kazandı denilebilir. Risale-i Nurlar Üstad Hazretlerinin cari ve baki şahsiyeti iken Nur Talebelerinin şahsı manevisi de fiil ve hizmet noktasından bir müceddiddir, denilebilir.

Risale-i Nurlarda geçen şu ibare, bu manayı teyit eder mahiyettedir:

"Bu asırda, Cenab-ı Hakka hadsiz şükür olsun ki, Risale-i Nur'un hakikatine ve şakirtlerinin şahs-ı manevîsine, hakaik-i imaniye muhafazasında tecdid vazifesini yaptırmış; yirmi seneden beri o vazife-i kudsiyede tesirli ve fatihâne neşriyle gayet dehşetli ve kuvvetli zındıka ve dalâlet hücumuna karşı tam mukabele edip, yüz binler ehl-i imanın imanlarını kurtardığını kırk binler adam şehadet eder."(1)

(1) bk. Kastamonu Lâhikası, (117. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...