Block title
Block content
Bu defa Nurların galebesiyle ve mânevî fütuhatıyla müsadere edilen kitaplarınızı Ankara’nın emriyle size iade etmeleri, büyük bir fâ’l-i hayırdır. Ve Risale-i Nur’un tam serbestiyetine bir vesile olduğu cihetle büyük bir fütuhat ve maslahat-ı Nuriye oldu.

1 اَلْحَمْدُ ِللهِ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبِّى

Alîl Ali Osman ve Çilingir Ali, Nur’un pek çalışkan kardeşlerimizin tebriklerini ruh u canımızla hem bayramlarını, hem Leyle-i Kadirlerini, hem harika ve kıymetli ve çok sevaplı hizmet-i Nuriyelerini tebrik ediyoruz ve muvaffakiyetlerine ve mahfuziyetlerine dua ediyoruz. Onlar, Nur dairesini ebede kadar bir cihette minnettar ettiler. Allah razı olsun, âmin.

Ali Osman, mektubunda isimleri bulunan kardeş ve hemşirelerimize birer birer selâm ve dua ediyoruz ve dualarını istiyoruz. Ve mübarek bir kardeşimiz olan Kâzım’ın ruhuna Cenâb-ı Hak binler rahmet eylesin ve kabrini pür-nur etsin. Âmin.

Ali Osman’ın mübarek kaleminin bir kerametidir ki, gönderdiği on beş parça risalecikler, aynı vakitte Konya Medrese-i Nuriyesinin iki mühim şakirdi geldiler, aynı o risaleler bize lâzımdır dediler, onlara verildi. Ali Osman’a daha geniş bir sahada sevap kazandıracaklar. Umuma birer birer selâm ve dua ediyoruz.
• • •

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Allah’a hamd olsun. Bu Rabbimin ihsânıdır.
Önceki Risale: ( 191 ) / Sonraki Risale: ( 193 )
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

mu’cizat : mu’cizeler; insanların benzerini yapmakta âciz kaldıkları olağanüstü hâller, işler
cüz : kısım, parça
keramet : Allah’ın bir ikramı olarak, görünen olağanüstü hâl
suret : biçim, şekil
ders-i Kur’âniye : Kur’ân dersi
ruh u can : ruh ve can; çok büyük istek, bütün içtenlik
kast u azmetmek : kesin olarak amaçlayıp karar vermek
tab etmek : yazmak, basmak
galebe : üstünlük
fütuhat : fetihler, zaferler, başarılar
müsadere edilen : toplanan
fâ’l-i hayır : hayırlı iş
serbestiyet : serbestlik
fütuhat-ı Nuriye : Risale-i Nur’un fetihleri, açılımları
maslahat-ı Nuriye : Risale-i Nur’un yararına, faydasına
hizmet-i Nuriye : Risale-i Nur’la yapılan Kur’ân hizmeti
muvaffakiyet : başarı
mahfuziyet : saklı, korunmuş olma
Nur dairesi : Risale-i Nur dairesi
ebed : sonsuz
minnettar : şükran duyma
âmin : “Allah’ım kabul eyle”
hemşire : kız kardeş
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah
pür-nur : nur dolu, nur içinde
risale : mektup; küçük çaplı kitap; Risale-i Nur’un her bir bölümü
Medrese-i Nuriye : Risale-i Nur’un okunduğu yerler
şakirt : talebe, öğrenci
umum : genel, herkes
Yükleniyor...