Block title
Block content

Risale-i Nur'a göre Kur'an'daki kasemlerin hikmeti nedir, ne anlam ifade ediyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Meselâ, وَالشَّمْسِ وَضُحٰيهَا  daki kasem, On Birinci Sözdeki muhteşem temsilin esasına işaret eder; kâinatı bir saray ve bir şehir suretinde gösterir."

"Hem يٰسۤ - وَالْقُرْاٰٰنِ الْحَكِيمِ  deki kasemle, i’câzât-ı Kur’âniyenin kudsiyetini ve ona kasem edilecek bir derece-i hürmette olduğunu ihtar eder."

وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰى فَلاَ اُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِ - وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ   deki kasem, yıldızların sukutuyla, vahye şüphe îras etmemek için cin ve şeytanların gaybî haberlerden kesilmelerine alâmet olduğuna işaret etmekle beraber, yıldızları dehşetli azametleriyle ve kemâl-i intizamla yerlerine yerleştirmek ve seyyaratları hayret-engiz bir surette döndürmekteki azamet-i kudret ve kemâl-i hikmeti, o kasemle ihtar ediyor." 

وَالذَّارِيَاتِ - وَالْمُرْسَلاَتِ  deki kasemde, havanın temevvücâtı ve tasrifâtı içinde mühim hikmetleri ihtar etmek için, rüzgârlara memur melâikelere kasemle nazar-ı dikkati celb ediyor ki, tesadüfî zannolunan unsurlar, çok nazik hikmetleri ve ehemmiyetli vazifeleri görüyorlar."

"Ve hâkezâ, herbir mevkiin, ayrı ayrı nüktesi ve faidesi vardır. Vakit müsait olmadığı için, yalnız icmâlen  التِّينِ وَالزَّيْتُونِ  kasemindeki çok nüktelerinden bir nükteye işaret edeceğiz. Şöyle ki:"

"Cenâb-ı Hak, tîn ve zeytinle kasem vasıtasıyla azamet-i kudretini ve kemâl-i rahmetini ve büyük nimetlerini ihtar ederek, esfel-i sâfilîn tarafına giden insanın yüzünü o taraftan çevirip, şükür ve fikir ve iman ve amel-i salih ile, tâ âlâ-yı illiyyîne kadar terakkiyât-ı mâneviyeye mazhar olabilmesine işaret ediyor. Nimetler içinde tîn ve zeytinin tahsisinin sebebi, o iki meyvenin çok mübarek ve nâfi olması ve hilkatlerinde de medar-ı dikkat ve nimet çok şeyler bulunmasıdır. Çünkü, hayat-ı içtimaiye ve ticariye ve tenviriye ve gıda-yı insaniye için zeytin en büyük bir esas teşkil ettiği gibi; incirin hilkati, zerre gibi bir çekirdekte koca incir ağacının cihazatını saklayıp derc etmek gibi bir harika mucize-i kudreti gösterdiği gibi, taamında, menfaatinde ve ekser meyvelere muhalif olarak devamında ve daha sair menâfiindeki nimet-i İlâhiyeyi kasemle hatıra getiriyor. Buna mukàbil, insanı iman ve amel-i salihe çıkarmak ve esfel-i sâfilîne düşürmemek için bir ders veriyor."(1)

Kur’an-ı Kerim'deki yeminlerin en göze çarpan hikmeti, nazarları yaratılıştaki sanat üzerine çekmektir. Allah’ın isim ve sıfatlarının sanat üstündeki mucizevi harikalarını ilan ve izhar etmek için, kasem ile teyit ve tekit yapıyor.

Yukarıdaki parçada geçen ayet manaları sırasıyla aşağıya alınmıştır:

1. "Yemin olsun güneşe ve aydınlığına." (Şems, 91/1)

2. "Yâsin. Hikmet dolu Kur'ân'a yemin olsun." (Yâsin, 36/1-2)

3. "Yemin ederim yıldızların mevkilerine. Bu bir yemin ki, bilseniz, ne büyüktür." (Vâkıa, 56/75-76)

4. "Kayan yıldıza yemin olsun." (Necm, 53/1)

5. "Yemin olsun rüzgâra." (Zâriyât, 51/1)

6. "Yemin olsun gönderilen meleklere." (Mürselât, 77/1)

7. "Yemin olsun incire ve zeytine." (Tîn, 95/1.)

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Birinci Kısım.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

abdülkerim22909
Muhakematta şöyle bir cümle var: Kasemat-ı Kuraniye nevm-i gaflette olanlara kar'ul-asa'dır. Yani kasem edilen şeyler üzerinde düşünmek. O halde bu kasemlerin Türkçeye tercümesinde Hamdi Yazır'ın ifade tarzı daha güzel oluyor. Mesela Nun suresinde Kaleme ve onun yazdıklarına kasem olsun yerine Kalemi ve onun yazdıklarını düşün denilmiş. Diğer kasemler de bu şekilde tercüme edilse daha yerinde olur diye düşünüyorum. Güneşi ve onun aydınlığını düşün veya hikmet dolu Kuranı düşün şeklinde.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...