Block title
Block content

Risale-i Nur'da Alevilik ile ilgili arama yaptım ve gelen dökümanları okudum. Tam olarak anlayamadım. Alevilik nedir? Allah'ı, İslam'ı kabul etmiyorlar mı, ibadetleri nasıldır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şia: Kelime olarak bir şeye şiddetli taraftar olmak demektir. Istılah olarak ise Hz. Ali (ra) taraftarı ve onun muhabbetini esas alan bir mezheptir.

Genel hatları ile bu mezhep iki kısımdır.

Birisi, Şia-i Velayet: Hz. Ali (ra)’in şahsi kemalat ve şecaatinden dolayı ona muhabbet ile taraftar olanlardır. Bunlar muhabbet ile meseleye baktıkları için Ehl-i Sünnete muhalif olarak Hz. Ali Efendimizi (ra) diğer üç halifeden üstün görüyorlar.

Muhabbet nazarı, mahbubunu en üstün görme eğiliminde olduğu için bunlarda bir art niyet, bir garaz olmuyor; bu yüzden şu yanlış iddialarında özür sahibi oluyorlar. Hatta evliyalardan bazıları manevi olarak Hazreti  Ali (ra)’e bağlı olduğundan, onu diğer üç halifeden üstün görmüşler. Bu ehli muhabbet olan Şia'nın özür sahibi olması, ancak diğer üç halifeye kin ve öfke duymamak ve İslam’ın usulüne aykırı olmaması ile mümkündür, yoksa onlar da mesul olurlar.

İkincisi, Şia-i Hilafet: Bunlar Hz. Ali (ra)’in şahsi kemalat ve velayetine muhabbetinden çok, ona siyasi mülahazalar ile taraftar oluyorlar. İran gibi bir çok eski medeniyet ve kavimler, Hz. Ömer (ra) zamanında fethedilmiş olmasından, onların kılıcı altında saltanatlarını kaybettikleri için bu üç halifeye; özellikle de Hz. Ömer (ra)’e karşı bir intikam-ı milli hissiyatı İran’ın seçkin zümresinde oluştu.

Bunlar bu intikam hissini Hz. Ali (ra) taraftarı olarak gösterdiler. Yani Üstad’ın ifadesi ile; "Ali muhabbeti altında Ömer düşmanlığı yaptılar." Bu yüzden bunların Hz. Ali (ra)'e olan taraftarlıkları siyasi ve garazkardır. İran’ın elit tabakası, incinmiş milli gururlarını İslam’ı parçalayan Şiaya taraftar olmak ile kurtarmaya çalışmışlardır. Bunlar içinde daha da ileri gidip, dinin esasını inkar edenler de olmuştur. İsmailiyye ve Rafizilik gibi.

Anadolu Alevileri ekseri olarak bu iki mezhepten Şia-i Velayet kısmına giriyorlar. Bu Alevilerde siyasi mülahazalardan çok, muhabbet duygusu hakimdir. Lakin materyalist felsefenin hakim olduğu bu dönemde bazı dinsiz cereyanlar Anadolu Alevilerini İslam’ı mağlup etme yolunda kullandılar. Yeni rejimin kurulmasından itibaren Alevi kardeşlerimiz planlı ve projeli bir şekilde solculuk akımlarına angaje edilmeye çalışılmıştır ve büyük bir oranda da başarı sağlamışlardır.

Aleviler içinde bir kısım, gulat-ı şia denilen Rafiziliğe gitti. Yani Hazreti Ali (ra) şahsını İlahlaştırarak inkar etmiş oldular. İstikametten çıkan bir sevginin sonu inkar ve nefrettir. Hazreti Ali’ye (ra) muhabbet besleyenlerin çoğu, istikametten çıktığı için, muhabbetleri meşru olmayıp, bir cihetle Hazreti Ali’yi (ra) zımni inkardır. Rafizilik Hazreti Ali’yi (ra) İlahlaştıran sapkın ve dinden çıkmış müfrit bir guruptur. İslam dairesinde bulunan Alevilerle bunları aynı kefeye koymak yanlış olur. Bunlar İslam dışı bir guruptur. Şia, Caferilik, Zeydilik, Alevilik, gibi guruplar; İslam dairesinde olmakla beraber, bidat denilen Ehl-i Sünnetin dışında guruplardır. Yani bütün Alevileri bir kalıp içine sokup, bir hükme gitmek yanlış olacağı için hepsi hakkında ayrı bir değerlendirme yapmak gerekiyor. Alevilerin kahir ekseriyeti İslam dairesi içinde olmakla beraber, yukarıda kısaca değindiğimiz gibi İslam dairesinden çıkıp küfre giren guruplar da mevcuttur. Rafizilik ve İsmailiye buna iki örnektir.

 Nakşi ve Kadiri tarikatlarının nasıl kendine özgü dergahları var ise, Cemevleri de Alevi kardeşlerimizin kendilerine özgü bir dergahıdır, denilebilir. Cami ise bütün Müslümanların ortak değeri ve ortak ibadet alanıdır. Cami, Sünni bir Müslüman’ın olduğu kadar, Alevi bir Müslüman’ın da ibadet mekanıdır.

Cami ile cemevlerini karşı karşıya getirmek, birini diğerinin rakibi ve alternatifi gibi kabul etmek samimi bir Müslüman’ın işi olamaz. Olsa olsa Sünni ve Alevi kavgasını körüklemek isteyen dinsizlerin işi olabilir. Nasıl Sünniler içinde farz ibadetlerini yapmayanlar çoğunlukta ise, maalesef aynı durum Aleviler içinde de aynıdır.

 Camiye kasıtlı gitmeyen Aleviler ise bu zamanın solculuk akımına kapılan art niyetli ve olayları ideolojik değerlendiren militarize kesimdir. Bunların bu ideolojik yaklaşımları Alevi camiasını bütünü ile  mahkum etmemelidir. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İçerik ve Külliyat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 5247 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...